Kuzey Amerika'nın Zirvesindeki Türk Kadını
Kuzey Amerika'nın Zirvesindeki Türk KadınıSan Fransisco State Üniversitesi öğretim görevlisi Gülnur Tumbat, Kuzey Amerika'nın en yüksek dağı olan McKinley'e tırmanıp, zirveye bayrağımızı diken ilk Türk kadını oldu. -33 dereceyi bulan soğukta, ekipten, aralarında kimi deneyimli dağcıların da bulunduğu bazı kişilerin tırmanışlarını yarım bırakmak zorunda kaldığı zirve macerasını Gülnur Tumbat'ın ağzından dinlemeye ne dersiniz? İşte bulutların bile üzerinde seyreden bir yolculuğun hikayesi...

 Merhaba Gülnur Hanım. Röportajımıza başlarken, bize biraz kendinizden ve Amerika maceranızın nasıl başlamış olduğundan söz eder mısınız?

1975 Denizli doğumluyum. ODTÜ Çevre mühendisliğinde lisans (1996’da) ve yüksek lisansımı (1999’da) tamamladım. Bilkent Üniversitesi’nde de işletme masterımı tamamladıktan sonra iki yıl özel sektörde çalıştım. Daha sonra Amerika’ya işletme doktorası yapmak için geldim (2001’de). Doktoramı iki yıl önce Utah Üniversitesi’nde, Salt Lake City’de tamamladım (2005’te). Şu an San Francisco State Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde öğretim görevlisiyim.

Manevi tezahürleri dolayısıyla, belki de yapmayanlara anlatması en zor spor dallarından birisidir dağcılık. Ama yine de anlatmaya çalışsanız, dağcılık sporunu hangi kelimelerle ifade edersiniz?

Benim için dağcılığın en güzel yani insanın kendisini tanımasına olanak veren bir spor olması. Hem bedeninizin hem de zihninizin sınırlarını yoklayarak yaptığınız bir iş. Kendinizi bu sınırlara iteleyerek nereye kadar gidebileceğinizi görüyosunuz. O anlamda çok kişisel bir spor. Bir de ben dağcılığa romantik de bakıyorum, her ne kadar zirve yapmak önemli olsa da, benim için çok güzel ve çok yüksek dağlarda olabilmek heyecan verici. Mesela Himalayalar... İnsanın aklını başından  
alan yerler. Çok büyük, çok dramatik yerler. Başka bir hayata ait gibiler. Anlatması çok kolay değil dediğiniz gibi.

Alaska’da bulunan ve 6194 metrelik yüksekliğiyle Kuzey Amerika kıtasının da en yüksek dağı olan McKinley Dağı’na tırmanmayı ve doruğuna bayrağımızı dikmeyi başardınız. Bilindiği gibi McKinley’e tırmananlar, -30’lara kadar düşen soğukla ve şiddetli fırtınalarla da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bize bu maceranızı anlatır mısınız?

Evet, McKinley çok soğuk bir dağ ve ani ve de uzun süreli fırtınaları ile biliniyor. Ben oradayken şanslıydım sanırım, birkaç gün dışında çok kötü havaya denk gelmedim. Ama zirve yaptığım gün sıcaklık -33 C idi. Bu benim şimdiye kadar tecrübe ettiğim en soğuk hava. Bu soğuk havanın yanında benim için en zor olan kısım yük taşıma kısmıydı. Hem sırt çantasında hem de koşumuma ve sırt çantama bağlı kızaklarla sürekli yük taşıdım, yani herkes taşıdı. McKinley’de, diğer büyük dağlarda olduğu gibi taşıyıcılar yok, ekip yükünü herkes paylaşıp taşıyor. Sırt çantalarındaki yük 20-25 kg arası. Kızaklara da 30-40 kg yükleniyor. Ayrıca McKinley 6194m olmasına rağmen, hava basıncı ve oksijen miktarı, daha basık olan kutup bölgesinde olmasından dolayı, ekvatora daha yakın 7000m ve üstü birçok dağın hava basıncı ve oksijen miktarıyla aynı. Yani vücut üzerinde daha yüksek bir dağda olacağı kadar baskı var. Başka bir şey de şu: Yaz aylarında, Alaska’da güneş 87 gün batmıyor, sürekli etrafınızda dönüyor. Dağda ona alışmak da ayrıca ilginç bir tecrübeydi.



Bilindiği gibi dağcılar, “Seven Summits” projesi ile yedi kıtanın her birinde yer alan en yüksek zirveye ulaşmayı hedefliyor. McKinley Dağı da bu projenin Kuzey Amerika ayağını oluşturuyor. Bundan sonra, geri kalan 6 zirveye tırmanıp, “Seven Summits” projesini gerçekleştirmeyi hedefliyor musunuz?


Dağlara tırmanmaya devam etmek istiyorum. “Seven Summits” olursa çok güzel olur, ama olmazsa da bir şey değişmez. Böyle bir proje var önümde, tabii ki sponsorlara bağlı. Ayrıca ben dağcılığı, akademik hayatımla da birleştirdiğim için kariyerim ve geleceğim için de gittiğim yerlerin uygun olması lazım. Benim araştırma konum genel olarak risk pazarlaması ve risk tüketimi. Dağcılığın ticari kısmı benim için çok uygun bir araştırma alanı ve bana çok değişik kapılar açtı, çok değişik insanlarla tanıştım. Bakalım beni bundan sonra nerelere götürecek.
 Diğer zirve yaptığınız dağlar hangileridir? Bunun yanında Türkiye’de de zirve yaptığınız dağlar var mı? Tabii ODTÜ dışında :)

 Ben dağcılığa ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları kolunda başlamıştım, dolayısıyla Toroslar’da ve Kaçkarlar’da birçok zirveyi tırmandık. Ayrıca Orta Doğu Arama-Kurtarma, Dağcılık ve Doğa Sporları Derneği’nın üyesi olarak da Gürcistan’da ve Rusya’da Kafkas Dağları’nda tırmanma şansım oldu. 
Amerika’ya geldiğimden beri, Everest ana kampına araştırma için gitmem dışında yüksek bir tırmanış yapmadım. Utah’ta yaşarken daha çok teknik kaya ve buz tırmanışları yapıyordum. Şu an Kalifornia’da da özellikle kaya tırmanmaya devam ediyorum.

Biraz da San Francisco State Üniversitesi’ndeki günlerinizden söz edelim isterseniz. Buradaki akademik ortamdan ve üzerinde yoğunlaştığınız konulardan bahseder misiniz?

San Francisco State Üniversitesi San Francisco şehrini çok güzel yansıtan bir üniversite. Çok kozmopolitan. Her milletten insanın bulunduğu, sanat, dizayn, müzik, sosyal bilimler, işletme, mühendislik gibi birçok bölüme sahip. Bu okulda yabancı olmak çok büyük bir problem değil, çünkü herkes, öğrenciler olsun, öğretmenler olsun, değişik yerlerden gelip burada yaşamayı seçtiği için birbirini daha kolay anlayabiliyor. Ben işletme fakültesinde lisans ve MBA seviyesinde tüketici davranışları ve pazarlama dersleri veriyorum. Araştırma konularım da yukarıda bahsettiğim gibi daha çok riskin tüketimi üzerine, yani risk alma davranışlarının sosyolojisi ve antropolojisi ile ilgili. Tabii ki işletme hocası olduğum için bu davranışların ticari pazara yansımaları da esas araştırmam dahilinde. Seçtiğim metotlar da gözlem ve mülakatlar içeren etnografik metotlar, yani çalıştığınız konuyu anlayabilmek için onun bir parçası oluyorsunuz.

Gözlemlerinize göre, Amerikan okulları ile ülkemizdeki üniversiteler, eğitim anlayışı ve olanaklar açısından hangi noktalarda birbirinden ayrılıyor?

Ben Türkiye’de ODTÜ’de ve Bilkent Üniversitesi’nde okudum. Bu üniversiteler eğitim almanın yanında sizi büyüten, adam eden yerler. Amerika’da da güzel okullar var, ama çok iyi okullar aynı zamanda çok pahalı okullar. Ama Amerika’yı yüksek lisans ve özellikle doktora eğitimi için tavsiye ederim, çünkü doktora seviyesindeki akademik ortam gerçekten özgür düşünmenize ve de üretken olmanıza olanak sağlıyor. Daha az hiyerarşi ve daha az günlük politikalar var. Onun yerine daha çok araştırma yapılıyor. Bir akademisyen için de en önemli şey zaten bu.

San Francisco State Üniversitesi’nde eğitimlerini sürdüren Türk öğrencilerin sayısı konusunda bize bir bilgi verebilir misiniz? Ayrıca, akademik hayatlarını San Francisco’da sürdürmek isteyen gençlerimiz için şehir ve okullar hakkında ne tür bilgiler paylaşabilirsiniz?

En son kayıtlardan bildiğim kadarıyla şu anda 65 tane Türk öğrenci kayıtlı. Bunların %80’i ise yüksek lisans programlarında (http://www.sfsu.edu/~oip/publicationsreports.htm). San Francisco dünyanın her güzel büyük şehri gibi yaşamak için çok pahalı. Buraya gelen Türk öğrenciler hem okuyup hem de part-time iş bularak geçinebiliyorlar. Bir takım Türk organizasyonları de mevcut ve yeni gelecek olanlara yardımcı oluyorlar bildiğim kadarıyla (mesela http://www.bayareaturk.com). San Francisco’nun bir başka avantajı da Silikon Vadisi. Google, Apple ve daha başka bir dolu büyük şirket bu bölgeden çalışıyor ve de özellikle başarılı öğrencilere mükemmel staj ve iş olanakları sunuyorlar.

Bizimle bu röportajı gerçekleştirdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Son olarak sizin de eklemek istedikleriniz varsa alalım lütfen.

Ben teşekkür ederim ilginize.

 

Kaynak: Mezun.com 





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!



Bu makaleye ilk yorum yazan siz olun.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz.

 

UYARI: Rotalar.comda anlat?tkinlikler, oldukç¡ ciddi yaralanma hatta ? riski ta?d?erli teknik ve mental seviyeye ula?kesinlikle b?si etkinlikleri ger祫le?iniz. Bu t?kleri ?mek, ?sinde yeterli fiziksel ve teknik birikimi ve deneyimi gerektirir. Bu sitenin i祲i𩬠benzer etkinliklerde olu?las?lar iç©® herhangi bir sorumluluk kabul etmez

eXTReMe Tracker