Ana Sayfa
Haberler
Dağlar
Tırmanış Raporları
Kaya Tırmanışı
Eğitim Notları
Doğa Yürüyüşü
Kaza Raporları
Videolar
FORUM
Bit Pazarı
Bağlantılar
İletişim
Hakkımızda
Giriş Yapın





Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Burada Olanlar
Son Haberler
Ana Sayfa arrow Kaza Raporları arrow Türkiye Kaza Raporları arrow Demirkazık Kazası Kurtarma Raporu
Demirkazık Kazası Kurtarma Raporu
Yazı Index
Demirkazık Kazası Kurtarma Raporu
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8

12.45-13.00: B. Demirkazık Kuzey Duvarı dibindeki kamp yerindeki üç arkadaşımız aynı anda: “Tolga, Ece, Şaziye yardım edin!” diye seslenildiğini duymuşlardır. Sesi ilk duyduklarında bağıranın kim olduğunu anlayamamışlar ancak hemen çadırlarından çıkıp Apışkar boynuna doğru gitmişlerdir. Bu arada seslenen kişiye “Telsiz!” diye seslenmişler karşılığında “Telsiz yok!” yanıtını almışlardır. Telsizin Bürkan’da, düdüğün de Utku’da bulunduğunu bilen ekip seslenenin Hüseyin olduğunu düşünmüştür. Ece ve Şaziye seslenen kişiyle iletişim kurmaya çalışırken Tolga da cep telefonunun çektiği tepeye doğru koşarak yardım çağrılarına başlamıştır. Ece ve Şaziye seslenen arkadaşlarını görmüşler, bağırarak iletişim kurduktan sonra Hüseyin olduğunu kesin olarak anlamışlardır. Hüseyin, her üçünün de düştüklerini, hepsinin durumlarının ciddi olduğunu, kendisinin ayaklarının kırık olduğunu, Bürkan ve Utku’yu görebildiğini ancak bilinçsiz olduklarını iletmiştir.

Hüseyin’in anlatımlarına göre kaza şu şekilde gerçekleşmiştir: (ÖNEMLİ NOT: Bu anlatım Hüseyin’in şu anda çok yoğun bir donma ve akciğer tedavisi gördüğü düşünülerek değerlendirilmelidir. Ayrıca Bürkan rota boyunca bütün istasyonlarda fotoğraf çekmiştir. Fotoğrafların hasarsız elde edilmesi durumunda, incelemeleri yapılacaktır. Ardından olay yerinde yapılacak ek araştırmalar sonucu rapor, otopsi raporları da göz önünde tutularak geliştirilecektir. Bu nedenle raporun bu kısmında Hüseyin’in ifadesine, rapor zaman içinde yeniden gözden geçirilip detaylandırılırken tekrar başvurulacaktır.)

“...Çarşak kar karışımı kolay kulvardan yukarıya doğru ilerledik (9.00). Sonrasında Utku kar kulvarının bittiği noktadan yukarı 10 metre emniyetsiz tırmandı. Görece zor olduğunu düşündü ve kendisine rahat bir nokta bulup bize ip attı. Yanına geldik. Utku oradan sola doğru lider tırmandı ve 1. istasyonu kurdu. Beni yanına çağırdı. O noktada ne yöne gideceğimize karar vermeye çalıştık. Buradan sola doğru çıktık ve bir bacaya girdik. Bacanın üzerinde çok sağlam çakılmış 1 sikke ve 1 friend (Not: Yaylı takoz – tahminen Wild Country – offset – 1996) ile 2. istasyonu kurduk. Tekrar rotaya karar vermeye çalıştık. Sol yan geçiş zor görünüyordu. O nedenle sağ tarafa karar verdik. Eğimli bir set üzerindeydik. Bürkan üstünü değiştiriyordu. 11.30’da telsizle konuştuk. Bürkan kamp ekibine telsizle ‘ikinci ipe geçiyoruz’ dedi. İstasyonda Utku benim üzerimdeydi ve Bürkan altımdaydı. Üçümüz de yardımcı emniyet ipleriyle istasyona bağlıydık. Utku istasyondayken yaklaşık yarım metre yukarıya bir ara emniyet malzemesi (friend) yerleştirdi, kontrol etti ve bu malzemeye hafif yüklenerek benden kazmasını istedi. Çantasını istasyonda bırakmıştı (daha sonra biz götürecektik). Bu arada artık emniyetini ben almaya başlamıştım. Kazmasına uzandı ve aldı. Ancak uzandığı sırada, ilk hamle öncesinde ara malzemesi yerinden çıktı. Göz göze geldik. İstasyona güveniyordum. Emniyeti belden aldığım için önce benim belime düştü ve ben de istasyondaydım. İstasyona yükün binmesiyle yerinden ilk çıkan sikke oldu. Çünkü istasyondaki friend göz hizamdaydı ve yük bindiğinde, düşüş anına kadar yerinde kaldığını gördüm. Sonra düştük.

Kendime geldiğimde tanıdık olmayan bir yerdeydik. İpe asılıydık, ipe ayağımdan asılıydım. Baş aşağı bir pozisyona yakındım. İlk Utku’yu gördüm, yukarıdaydı. Bürkan benden aşağıdaydı. Her ikisi de yarım metre mesafedeydiler. Bürkan’ın nefes aldığını gördüm. Sonra yine bayıldım. Kafasında ve ellerinde kan gördüm. Utku nefes almıyordu. Aşağıya haber vermek istedim. Aklıma telsiz ve telefon gelmedi. Her ikisi de Bürkan’daydı. Düdük de Utku’daydı. Onu da almadım. İpi ayağımdan çıkardım emniyet perlonlarım üzerimde yoktu. Ayağa kalktım ancak tekrar düştüm. Düşerken yine kendimi kaybettim. Kendime geldiğimde yüzüstü uzanıyordum. Aşağıdakilere haber vermeye kilitlenmiştim. Yakınımda Bürkan’ın ‘hydration pack’ini gördüm. Sürünerek suya uzandım. Böylece kulvarın bitim noktasındaki boşluktan uzaklaşmış oldum. Tekrar kendimden geçtim. Uyandığımda su donmuştu. Sonra aşağıya haber verdim. Kafa fenerim polar ceketimin yan cebindeydi. Kaz tüyü eldivenleri içime sokmuştum. Ellerimi onlar kurtardı. Tırmanırken hava çok iyiydi. Utku’nun üzerine gri Gore-tex’i ben verdim, tırmanırken çıkardı. Utku tırmanış öncesinde malzemeyi koşumuna takılı olarak kuşanmıştı...”

13.10-13.35: Tolga önce 156 no’lu telefonda Jandarmaya ulaşmaya çalışmış ancak ilk ulaşabildiği karakol Ürgüp Jandarma olabilmiştir. Bu karakol herhangi bir şekilde yardımcı olamayacağını söyleyince Tolga bu kez, ODTÜ DKSK’dan Sinan’a ardından da ORDOS’tan Soner’e ulaşmış ve durumlarını bildirmiştir.  

13.45: Tolga bu kez bir başka tepeden telefon ederek önce Niğde sonrasında da Çamardı Jandarmaya ulaşmış, onlara da yardım çağrısı yapmıştır. İlçe Jandarma komutanı, AKUT ekibine haber verdiklerini, bir ekiple yukarıya geleceklerini iletmiştir. Başçavuş Tolga’dan bulundukları yeri, oraya nasıl gelinebileceğini de öğrenmek istemiştir. Görüşmeler sırasında Başçavuş ayrıca önce izin alıp almadıklarını, ekiptekilerin tam isimlerini öğrenmeye çalışmıştır. Durumun acil olduğunu ve zaman kaybetmek istemediklerini ileten Tolga bölge ve dağ koşulları konusunda bilgisi olmadığını gözlemlediği Jandarma komutanına, öncelikle bulundukları yeri ve rotayı tarif etmek istemiştir.  

14.30: Serhan Poçan Tolga’yı aramış, durum hakkında bilgi almış ve kamp ekibini kurtarma operasyonuna yardımcı olacak biçimde yönlendirmiştir. Jandarmaya ve ODTÜ ekibine haber vermiş olan kamp ekibi Hüseyin ile daha rahat iletişim kurabilmek için Apışkar boynunda kendilerine korunaklı bir yer hazırlayarak kurtarma ekibini beklemeye başlamıştır. Kamp ekibi Hüseyin ile düzenli olarak iletişim kurarak durumunu kontrol altında tutmuştur.

15.00: Kaza haberini aldıktan sonra kurtarma operasyonu hazırlıklarına başlanmış, ODTÜ DKSK ve ORDOS’tan 18 kişilik kurtarma ekibi, duvardaki yaralıya ulaşma ve tahliye için gerekli olabilecek bütün teknik malzeme ile yola çıkabilir hale gelmiştir. Bu arada Kaza mahalline hızlı bir şekilde ulaşabilmek amacıyla helikopter olanağı araştırılmaya başlanmıştır. Serhan Poçan bu konuda yardımcı olabileceğini düşündüğü isimlere ulaşmaya çalışmıştır. Aramalar sonucu, Albay Okay Vural ve Durukan Türe ile görüşmüş, helikopter desteği konusunda yardım istemiştir. Durukan Türe aracılığıyla önce Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı Doğal Afet Arama Kurtarma Birliğinden Ümit Yarbay ile görüşülmüş, sonrasında da TDF aracılığıyla gerekli yazışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu yazışmalarda TDF Niğde sporcuları Mustafa ve Yusuf İl Jandarmadaki yazışmaları gerçekleştirirken, Albay Okay Vural da Ankara’dan Başbakanlık makamlarına kurtarma ekibinin bilgilerini iletmiştir.

15.40-15.50: ORDOS ekibinin operasyon hazırlıklarındaki gelişmeler ilerlerken bir taraftan da Demirkazık dağevinde Jandarma aracılığıyla sürdürülen çalışmalar gelişmektedir. Tolga’yla doğrudan görüşen Çamardı Jandarma Komutanı Başçavuş Ali Demir, yanında AKUT Niğde temsilcisi Nedim Urcan’ın bulunduğunu ve birlikte bir ekiple onlara doğru ilerleyeceklerini iletmiştir. Bu aşamadan sonra yapılan bir kaç görüşmede Tolga’dan bulundukları yerle ilgili harita bilgisi istenmiş, Jandarma ve beş kişilik dağcı ekibi Apışkar boynuna ve rotaya nasıl ulaşılabileceğini öğrenmeye çalışmıştır.

Nedim Urcan ve Jandarma ile yapılan görüşmelerde, arazi araçlarıyla Arpalık’a kadar ilerleyecekleri ve sonrasında yürüyüşe başlayacaklarını ekibe iletmişlerdir.

16.00: DAK’tan Ümit Yarbay Serhan’ı arayıp, helikopter olanağının olumsuz olduğunu, karayoluyla gidilmesi gerektiğini iletmiştir.

16.05: Ümit Yarbay’dan gelen olumsuz bilgiye rağmen bu kez, Alaattin Karaca Serhan’ı arayıp DAK helikopterleri için gerekli izin yazışmalarının tamamlandığını iletmiştir. Bu görüşmenin hemen ardından, Murat Yıldırım Serhan’ı arayıp Jandarma Arama Kurtarma Timinin (JAK) de helikopter ulaşımı için hazır durumda olduğunu bildirmiştir.

16.30: Hem JAK hem de DAK aracılığıyla iki helikopter gelişmesinden de olumlu yanıt gelmesine rağmen, daha önce geliştirilen DAK ilişkisinin sürdürülmesinin gerektiğine karar verilmiş, böylece 7 kişilik ekip Doğal Afet Arama-Kurtarma (DAK) timinin bulduğunu Gölbaşı Oğulbey Kışlası’na giderek beklemeye başlamıştır. Ekip kışlaya vardığında DAK timine alarm verildiğini ve operasyon için gerekli hazırlıkların tamamlamış olduğu görülmüştür.  

16.30: Helikopter ulaşımındaki belirsizlikler yüzünden DAK kışlasına ulaşanlar dışında, ODTÜ ekibinden ilk olarak 11 kişilik bir ekip de üç araç ile karayolundan Demirkazık köyüne hareket etmiştir. Kurtarma operasyonunun koordinasyonunu sağlamak üzere Ankara’da da bir merkez oluşturulmuş ve Sertan Girgin bu konuda görev almıştır.


Son Güncelleme ( Monday, 19 February 2007 )
 

UYARI: Rotalar.comda anlat?tkinlikler, oldukç¡ ciddi yaralanma hatta ? riski ta?d?erli teknik ve mental seviyeye ula?kesinlikle b?si etkinlikleri ger祫le?iniz. Bu t?kleri ?mek, ?sinde yeterli fiziksel ve teknik birikimi ve deneyimi gerektirir. Bu sitenin i祲i𩬠benzer etkinliklerde olu?las?lar iç©® herhangi bir sorumluluk kabul etmez