|
KOCASARP-BEŞPARMAK-ÇAĞALINBAŞI TRAVERSİ 31.07.07 Dpudak |
KOCASARP-BEŞPARMAK-ÇAĞALINBAŞI TRAVERSİ
Ekip: S.Sercan Yücel,Cansu Özaltun,Cem Boyraz
Zirve: Kocasarp-Beşparmak-Çağalınbaşı Traversi
Rota: Kuzeybatı Sırtı
31 Temmuz 2007
Sabah 6.00 da kalkıp 7.30'da Kocasarp-Beşparmak-Çağalınbaşı traversini yapmak üzere Sercan,Cansu ve ben yola çıktık.Daha önce Ömer ve Sinan'la bu traversi yapmak istemiştik ama hava şartları imkan vermemişti.Neyse ki hava güzel görünüyordu.Kamp yerimiz olan Oba yerinden sırta çıkarak Kocasarp'a doğru yol almaya başladık.Belli bir yerden sonra eğim başladı ve yer yer kayalara tutunarak yükselmeye başladık.Kayalar çürük olması tedirginlik veriyordu.Yaklaşık 70 derecelik bir yeri tırmandıktan sonra 3 metrelik dik bir yer çıktı karşımıza.Kayalar çürük olduğu için tırmanmaya tereddüt ettik. Sercan buraya tırmandı ama Cansu'yla ben Sercan'ın yanına emniyetli bir yerden ulaşmak için aşağı doğru inmeye başladık.Bulunduğumuz yer yanlış yolda olduğumuz hissini veriyordu.Bu tırmanmak istemediğimiz yer önümüzdeki saatlerde yaptığımız yan geçişler ve tırmanışların yanında devede kulak kaldı.Cansu'yla aşağıya indikte sonra Sercan da bizim yanımıza geldi.Bir süre Sercan'la ben çürük kayalardan tırmandık, riskli olduğu içinde Cansu'ya ip açtık.Bu yükselişten sonra bulunduğumuz yer biraz önce çıkamadığımız yerin 1 metre altıydı.Buradan sola doğru 4 metrelik dik bir çıkış vardı.3 metre tırmandıktan sonra arkanı boşluğa vererek yükselip 2 kişinin ayakta durabileceği kadar genişlikte bir yere çıktık.Bu sırada aklımızda daha önceden buraya tırmanmış olan arkadaşımız Berk'in bize dediği babayı bulamamız vardı.Hala doğru yolda olmadığımız aşikardı.Sercan 2 metrelik bir kısmı tırmandıktan sonra istasyon kurarak bizi yukarı aldı.Oradan da kısa bir iniş ardından solda bulunan çatlaktan çıkıp yan geçiş yaptık.Bu yan geçişin hemen ardından karşımıza 6-7 metrelik dik bir yer çıktı.Sonunda perlonları gördük ve doğru yolda olduğumuzu anladık.Sercan'ın yukarı çıkıp daha önceden bize anlatılan babadan ip açmasıyla bizde yukarıya çıktık ve sonunda burada rahat bir nefes alabildik.Biraz daha yükseldikten sonra yukarıda mola verdik.Bir şeyler atıştırdıktan sonra yola devam ettik.Buradan sonra normal yürüyüş temposunda ilerledik.Biz Kocasarp sırtta ilerlerken kuzeyden de bulutlar bize doğru geliyordu.Bu yüzden telefonlarımızı kapatmak zorunda kaldık.Sonunda Kocasarp'ın zirvesindeydik.Boş bir sayfaya bir şeyler karaladıktan sonra hemen Kocasarp'la Beşparmak arasındaki sırta yöneldik.Bulutlar üzerimizdeydi ve çabuk hareket etmemiz gerektiğini dün Büyük Demirkazık'ta öğrenmiştik :)
Kocasarp-Beşparmak arasındaki sırt kılçık şeklinde ve iki tarafı da boşluktu.Buraları ata biner şekilde geçtikten sonra çatlaktan aşağı doğru indik ve yine bize anlatılan kum saatinin olduğu yere geldik.Buradan yarım ip indikten sonra hemen önümüzdeki bir çatlaktan tutunarak 7-8 metre aşağı doğru yavaş yavaş indik.Belli bir yerden sonra yan geçiş yapmamız gerekiyormuş ama biz orasını çoktan es geçmiştik.Hatamızı fark ederek yukarı doğru çatlağın sağından tırmanmaya başladık.Bu çatlağın sağından tırmanışımız sırasında Cansu dik bir yerde tedirgin olduğu için ona yukarıdan ip açtık.Onu yukarıya yanımıza alacakken bizim bulunduğumuz yerin de Beşparmağa giden doğru yol olmadığını farkederek Cansu'yu yanımıza almak yerine ipin yettiği kadar onu aşağı indirdik.Hava kararmak üzereydi,suyumuzda bitmişti,bundan sonra devam etmenin bir mantığı yoktu.Geri dönmemizde imkansız görünüyordu..Mecburen Kocasarp'tan Yedigöller'e inip su almaya karar verdik.Biz de Cansu'nun yanına indikten sonra 3 kez 30m'lik inişler yaparak belli yere kadar indik.Bu iniş için toplam 3 sikke bıraktık.Yedigöllere geri kalan kısmı da kayalardan tutunarak indik.Saat 24.00 de Kocasarp'tan inmiş,su aramak için Yedigöller'e yönelmiştik.
1 Ağustos 2007
Kocasarp'tan ip inişlerimiz sırasında içinde su olan göl ay ışığı sayesinde belirgindi fakat aşağıya indiğimizde gölü bulmak pek kolay olmadı.Yukarıdan gördüğümüz kadarıyla su dolu gölün olduğu yönde ilerlemeye başladık.Kocasarp'tan aşağı doğru inerken ayağına taş düşürmem sebebiyle Sercan aksayarak yürüyordu.Bu yürüyüş sırasında karşımıza çıkan iki gölünde kurumuş olması umutlarımızı tüketiyordu.Açlık bir kenara ama susuzluk performansımızı ve psikolojimizi oldukça etkilemişti.Saat 01.30 olmuştu suyu bulamayacağımıza kanaat getirerek bir yere yattık ve uyumaya çalıştık.Yatmadan önce vücudumuz sıcaktı ama yarım saatlik uykudan sonra donmuş bir şekilde ayağa kalktık.Cansuyla ben ısınma amaçlı dolaşmaya çıktık,dolaştığımız sırada da su dolu olan gölü bulduk.Geri dönerek Sercan'ı kaldırdık ve göle tekrar döndük.Sularımızı aldıktan sonra soğukta uyumamızın imkansız olduğunu düşünerek saat 02.30'da Çağalınbaşı tarafına doğru yürümeye karar verdik.En azından yolumuzu azaltmış ve sabahın erken saatinde Çağalınbaşı geçinde olacaktık.Saat 06.00-07.00 civarı Beşparmak-Çağalınbaşı arasındaki geçidin başındaydık.Buradan inmeyi düşünüyorduk fakat daha önce bu yolu kullanan arkadaşlarımızın burada bir tehlike yaşamaları ve yanımızda kazma,krampon bulunmaması bizi tedirgin ediyordu.Dağdan geçide havanın ısınmasıyla birlikte taş düşüyordu.Bu yüzden kayaların tamamen ısınmasını beklemeye başladık.Gece uyuyamamanın verdiği yorgunlukla güneşin altında 2-3 saat uyuma imkanı bulduk.Uyanıp geçide bakmak için kısmen aşağı indik.Belli bir yerden sonra aşağısı gözükmüyordu.Uygun bir yere sikke çakıp iple aşağı bakacaktık ama sikke çakacak yerde bulamıyorduk.Tam o sırada İtüdak'tan Alper ile Güray geçidin başından bize seslendi ve aşağısının siyah buz olduğunu ve yanımızda krampon ile kazma bulunmadan inmemizin çok zor olduğunu söylediler.Onlar da Dipsiz Göl'e kamp atmışlardı.Bu yüzden inişi beraber yapmaya karar verdik.Alper'in liderliğinde yine çürük kayalara sahip Çağalınbaşı ve arkasındaki Adsız Tepe zirvelerini yaparak Yıldız Batı ile Adsız Tepe arasındaki sırtan kamp yerine doğru ineşe geçtik.Saat 02.00 de kamp yerindeydik.Uzun süre aç kaldıktan sonra Oba yerindeki Çoban Zübeyir'in davetiyle çadırlarına konuk olduk.Karnımızı yeterince doyurduktan sonra çadırımıza uyumaya geçtik.
2 Ağustos Temmuz 2007
Gece uykumuzu aldıktan sonra dağ evine dönmek için hazırlanmaya başladık.Çoban Zübeyir'in ailesiyle hatıra fotoğrafları çekildikten sonra dönüşe başladık.Tekepınarı ardından Arpalık yolundan dağ evine ulaştık.Kısa bir molanın ardından Çamardı-Niğde 15.30 arabasına yetişmek için Demirkazık köprüsüne yürüdük.Otogara giderek saat 19.00 Niğde-Eskişehir otobüsüne bilet aldık.Saat 03.30'da Eskişehir'deydik.Buradan da 07.00 Kütahya arabasına binerek bol maceralı faaliyetimizi bitirmiş olduk.
Hepimiz için eğitici, bol tırmanış içeren ve yüksekliği hissettiren bir faaliyet oldu.Traversi Beşparmak dağını atlayarak bitirebildik.Kocasarp'ın girişindeki kayaların çürük olması oldukça tedirgin ediciydi.Bu kısımlarda oldukça dikkatli olmak gerekiyor.Faaliyete başlamadan yanınıza rota kitabı almanız iyi olur. Gerektiğinde çok lazım olabiliyor.Bize Çağalınbaşı zirvesinde eşlik eden Alper ve Güray'a teşekkür ederiz.
Cem Boyraz
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |