|
Kamp : Arpalık
Rota : Kuzey Yüzü Zorluk : IV+ Ekip : Mehmet Şirin UYSAL, Yücel BAĞATUR, Gökalp SAKLI Süre : 5.5 saat Arpalık’ tan
Perşembe sabahı güneş çadıra vurmadan çıkıp kahvaltı yaptık akabinde ve detayında kampı toplayıp Arpalık a gitmek üzere patikaya koyulduk Gökalp, Hüseyin Sevindik ve komşumuz Çek çifte Teke pınarına kadar eşlik edip bizi beklemek üzere önden çıktı. TEKE pınarına vardığımızda Gökalp elinde bardağı ile bizi bekliyordu civarın en güzel suyunun Teke pınarında olduğunu duydu ya rezervlerini doldurmaya çalışıyor haksız da değil hani. Oba yerindeki çoban Ali teke pınarındaki suyun laboratuar analizi sonucu Aladağlar daki en güzel su olduğunu söylemişti. Geldiğimizde Hüseyin’ler geçidi aşıyordu. Şirin’ le oturup biraz da biz dedik 10 dakika sonra yola koyulduk. Yarım saat sonra Arpalık ta idik saat 12c olmuştu. Kamp yapmanın gereksiz olduğunu kararlaştırıp ağırlıkları bırakarak İt oturumuna gidecektik 1 saatlik molanın ardından küçük çantalarımızı alıp kuzey yüzüne doğru yürümeye başladık. Rota olarak düşündüğümüz bacaya giden soldaki bir kulvara girdik setli kayalardan sekerek nihayet başka bir kulvara bağlanmak için bir geçidi aşıp 30metre alçaldık ve kısa bir tırmanışın ardından rotanın dibinde idik düşüp sıkışmış iri kayaların tıkadığı bacamsı çatlak ve devamında baca, soldaki sikkeyi görünce evet burası deyip kuşandık. İstasyonu friend ve takozdan kurup yükselmeye başladım. Geniş bir sete geldiğimde ara emniyet için bir sikke çaktım önümdeki otlu yosunlu küçük etabı geçince bulduğum iki sikkeye birde friend ekleyerek istasyon kurdum. İp sürtünmesi çoktu zaten kamp aşırmanın yorgunluğu vardı yukarıya ne kadar tırmanacağımızı bilmiyorduk. Şirin ve Gökalp yanıma geldikten sonra ilerideki dar, kenarları yumuşakça bacaya girip 4-5metre yükseldim ve bir sete çıktım ki burası 6metre uzunluğunda bir 70-80 santim genişliğinde yatay bir koridordu. Devam edip hemen sağımdaki dikenli kuleye benzer kayayı tırmanmaya başladım. Kulenin tepesine çıkınca zirvenin batıda olduğunu görünce inip Şirin ve Gökalp i de yukarı aldım Gökalp le ipi toplarken Şirin serbest olarak önden gidip sağımızda ki geçidi aştı biraz sonra bizi de çağırdı. Son bir tırmanış daha vardı 6–7 metre uzunluğunda içinde oynak kayaların olduğu bir çatlaktı bu çatlağı tırmanıp zirveye vardık defter yoktu. Bizde bizden öncekilerin yaptığı gibi bir kâğıda kısaca raporumuzu yazarak çıkarken dikkat etmediğimiz çıkışta sağımızda kalan kayaların dışından boşluklu bir geçişle serbest olarak aşağı inip koridora geri döndük iki inişle çantaları bıraktığımız çatlağın başlangıcına vardık. Malzemeleri toplayıp çantaları alarak Arpalık yerine traktörcü Mehmet le ( 05356100241) buluşmak üzere aşağıdaki yola indik Mehmet geldiğinde yalnız değildi Aladağlar da ilk rehberlerinden Çukurbağ lı Mehmet Taşyalak ın oğlu Sadettin abi de vardı. Arpalık kampının yukarılarındaki dağ keçilerine bakmaya gelmiş. Sadettin abi milli park görevlisi imiş. Dönüşte dağ evinin yanından geçerken bizden bir güzel giriş parası aldıktan sonra indi. Bizde Bdk kuzey batı sırtı tırmanışı sırasında kaybettiğimiz ODTÜ lü arkadaşların malzemelerini teslim etmek üzere Ordos dağ evine gittik. ODTÜ lü arkadaşlara malzemeleri teslim ederken duygusal anlar başlamak üzere idi ki boğazımıza düğümlü sözlerimiz ağlamaya meyletmiş gözlerimizle kaçarcasına uzaklaştık kendilerinden özür dileriz. Dokuz göz alabalık lokantasında salata hayli kurup durmuştuk nihayet kavuşuyorduk bol nar ekşisi ve limon salata hazır Ertesi gün Niğde –Çamardı midibüsüyle Niğde ye geçtik Şirin İstanbul a ben ve Gökalp Erciyes e gitmek üzere Kayseri ye bilet aldık. Oba yerinde bizimle ekmeğini çayını yoğurdunu karpuzunu paylaşan Zübeyir ve Ali ye çok teşekkür ederiz. Dağları böyle güzel yapan şeylerden biri belkide en önemlisi paylaşmak. Bol paylaşımlı günler. Yücel Bağatur
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |