|
Erciyes Dağı Yaz Tırmanışı (11 Temmuz 1997) Kayseri Dak |
ERCİYES BÜYÜK ZİRVE
11-13.07.1997 tarihinde Yeni Kayseri Dağcılık Kulübü�nün gelen talepler üzerine açmış olduğu temel eğitim kampında bizler de eğitmen olarak görevlendirilmiştik. Ferdi dağcı olarak bir çok sefer Türkiye�deki büyük zirvelere tırmanmış olmamıza rağmen ilk defa böyle bir etkinlikte eğitmen olarak bulunuyorduk. Etrafımızda en az bizim kadar heyecanlı ve hevesli yeni dağcı adayı arkadaşlarımız ile birlikte temel eğitimlerinin pratik kısmını tamamlamak amacıyla bu çıkışı gerçekleştirmeye karar verdik. Erciyes�i böylesine farklı bir açıdan görecekleri için oldukça heyecanlanan yeni arkadaşlarımızın eğitimine yürüyüş tekniği, mola yeri seçimi ve daha sonra kamp yerine ulaşıldığında, kamp yeri seçimi ve kampın kuruluşu konularını anlattık. Daha sonra dağcılık malzemelerinin tanıtımı ve kullanımından bahsettik. Aslında bu sefer şanslıydık. Bir arkadaşımızdan ödünç aldığımız Lada jip ile eşyalarımız bizden önce 3000m�deki kamp yerimize, Çoban İni mevkiine ulaşmıştı. Bu yüzden bizde oldukça süratli bir şekilde yerimize vardık. Böylece aday dağcıların ilk günden yorulup yılmalarını bir miktar önlemiş olduk. Kamp kurulduktan ve herkes yerleştikten sonra geri kalan zamanımızda kısa bir yürüyüş yaparak, yüksek irtifada hareket etmeye alıştık. Daha sonra yemek ve yatma hazırlıkları, sabah erken kalkacağımız için, en kısa sürede tamamlandı ve herkes çadırlarına çekildi. Sabahın erken saatleri Erciyes�i daha önce hiç bu kadar yüksekten görmemiş olanlar için büyüleyicidir. Çıkışın verdiği heyecan tan yerinin bu güzel görünüşü ile biraz hafifledi. Daha sonra yürüyüş, yürüyüş, yürüyüş... iki saat sonra Şeytan Deresinin altına gelmiştik. Biraz uzun sürmesinin nedeni aklimatize olamayan arkadaşlarımızın yaşadığı ufak sorunlardı. Burada verdiğimiz küçük mola herkesin tempoya ve olaya adaptasyonunu tazeledi. Burada krampon kullanımı ve karda iple Tırmanış konularındaki bilgiler tekrarlandı. Şeytan Deresi, ilk kez tırmananlar için her zaman zor, etkileyici ve tehlikeli gelmiştir. Grup liderinin güvenli rotası, seri hareket etmek amacıyla grubu ikiye bölmesi ve eğitmenlerin telkinleri ile aday dağcılar da bu korkularını yavaş yavaş attılar. Burada gerçekten tehlike yaratan kocaman bir taştan nasıl kurtulduğumuz da tırmanışın unutulamayacak anlarındandı. Bu tehlikeye maruz kalmamızın asıl sebebi ise buraya daha erken gelemememizdi. Erken saatlerde kar daha sert olduğundan bu gibi taş düşmeleri seyrekleşiyor. Sırta gelindiğinde hepimizin gözü adım adım gökyüzüne doğru yol alan liderimizdeydi. Biraz aşağıdan bakıldığında sırta geldiğinde öteki tarafa düşecekmiş gibi görünüyordu. Buraya kadar gelmiş olmanın verdiği mutluluk bir yana, tecrübesiz arkadaşların en büyük korkusu buraya kadar çıktığımız yolun nasıl inileceği konusuydu. Hiçbir sözümüz onları gerçekten sakinleştirmeye yetmedi. Küçük zirveye vardığımızda herkesin keyfi yerindeydi. Bu büyük mutluluk, bana kalırsa, dünyadaki başka hiçbir şeye benzemez. Hem bütün çabanıza değiyor, hem de etrafta siden yüksek bir şey görmemek ve zirvede olmanın verdiği duyguyu hiç bir şey veremez. Üç kişilik bir grup olarak Büyük Zirveye gideceğimiz için biz geride kalanlara gerekli malzemeyi bırakarak çıkışımıza devem ettik. Bundan sonrası bizim için de ilk kez olduğu için bizim de heyecanımız artmıştı. 3910m�deki kaya mezarını gördüğümüzdeki hayretimiz, yaptığımız işin bir an için bir hiç gibi görünmesine sebep oldu. Daha bu şoku atlatamadan �O� kayanın altına geldiğimizde dünya duracakmış gibi geldi bana. Zorlu bir tırmanış ve sonuç yıllardır özlediğimiz Büyük Zirve! Bunun verdiği hazzı anlatabilmem mümkün değil. Eşim ve arkadaşımız olan grup liderimiz Tekin Küçüknalbant ile birlikte olmamız da bu mutluluğa değişik bir boyut katıyordu. Benim için çok büyük bir önemi olan bu anı zirve defterinde de belirttiğim gibi küçük kızımız Gizem�e ithaf etmek bu çıkışın hayatımdaki yerini daha da anlamlandırdı. Daha sonra iniş başladı. Öncelikle arkadaşlarımızın yanına, daha sonra daha aşağıya... Sırta doğru geldiğimiz sıralarda, daha yukarıya çıkarken sırt rotasında tırmandığını gördüğümüz kişilerle karşılaştık. İki Çekoslavak genç sırttan buraya kadar gelmişler fakat iniş için farklı bir rota öğrenmek istiyorlardı. Onları da grubumuza katarak inişimizi tamamladık. Böylece yedi kişi başlayan tırmanışımız dokuz kişi olarak kamp yerimizde sonuçlanmış oldu. Bundan sonra birlikte yapacağımız bir ileri kaya tırmanışı eğitimini yeni dağcı arkadaşlarımıza vaad ederek tekrar dağlarda buluşmak üzere ayrıldık. Yeşim Alemdar - Kayseri
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |