|
Rotaları araştırmıştık,malzemelerimizi de ayarlamıştık.Egemen abi ve Ömer de B.Demirkazık için hazırdı.Son kontrollerimizi yaptıktan sonra 19.15te Eskişehir yönüne hareket edecek olan otobüsümüze bindik.Otogarda bizi DPUDAK sporcuları yalnız bırakmadılar......
Kocasarp-Beşparmak-Çağalınbaşı Traversi Ekip :Berk Okay, Emin Devrim Fidan, Kemal Ufuk Ay Teknik Malzemeler :Çeşitli boylarda perlonlar,sikkeler,sıkıştırma takozları,yarım ip Rota :Kuzeybatı sırtı. 13.07.2006(Perşembe) Rotaları araştırmıştık,malzemelerimizi de ayarlamıştık.Egemen abi ve Ömer de B.Demirkazık için hazırdı.Son kontrollerimizi yaptıktan sonra 19.15te Eskişehir yönüne hareket edecek olan otobüsümüze bindik.Otogarda bizi DPUDAK sporcuları yalnız bırakmadılar.Bir saatlik yolculuktan sonra Eskişehir’e vardık ve orada abur cubur eksiğimizi kapattık.Burada yapılması gerekenlerde bittikten sonra çok aç olduğumuzu fark ettik ve Eskişehir otogarda keşfedilmesi gereken köşe bir lokantada karnımızı ciğer yiyerek doyurduk.Yemek şölenimiz bittikten sonra 22.15’te Niğde’ye hareket edecek olan otobüsümüze yerleştik. 14.07.2006(Cuma) Sabah 06.15’te Niğde’ye varmıştık.Otogardaki lokantada çorbalarımızı içtikten sonra 07.00’de kalkacak olan Çamardı arabasına çantalarımızı verdik.Otogarda bizimle aynı tarafa gidecek olan dağcı arkadaşlarda vardı.Otobüs kalkana kadar onlarla planlanan tırmanışlar üzerine konuştuk ve fikir alışverişlerinde bulunduk.Otobüsümüz yola çıktıktan bir saat sonra Çukurbağ ayırımında bizi Arpalığa çıkaracak olan traktörcü Mehmet ŞENOL ve kulübümüz mezunlarından Elif SEZER ile buluşmak üzere indik.Kendileriyle hasret giderdikten sonra çantalarımızı Mehmet abinin traktörüne yerleştirdik ve Arpalığa doğru yola çıktık.Yol Mehmet abinin Aladağlar anılarını dinleyerek geçti.Saat 10.30’da Arpalığa vardık ve Tekepınarına yola çıkmak üzere çantalarımızı yüklendik.Tırmanışlara katılmayacak olan Elif’te hem bir dağ havası almak hem de bizimle biraz daha fazla zaman geçirmek için bizimle yürüyüşe başladı.Bir saat on dakikalık yürüyüşten sonra saat 12.10’da Tekepınarına vardık ve oranın harika suyundan içmek için 20 dakikalık bir mola verdik.Bu kısa aradan sonra beraber güzel faaliyetlerde bulunduğumuz dostumuz Elifle vedalaştık ve buruk bir halde yürüyüşe geçtik.Bir saat yirmi dakika süren tempolu ve molasız bir yürüyüşten sonra kamp alanı olarak planladığımız Oba yerine varmıştık.Burada sadece dere yatağındaki bir çukurda su vardı ve bu bizi düşündürüyordu.Su bize yetecekti ama temizliği hakkında endişelenmiştik.Su için biraz gözlemde bulunduktan sonra kampı buraya atmaya ve tırmanış için yolu uzatmamaya karar verdik.Çadırlarımızı kurduktan sonra kamp yerimizde daha önceki dağcı arkadaşlardan kaldığını düşündüğümüz çöpleri izleyerek ve bunlara acımasız yorumlar(!)getirerek kahvelerimizi içtik.Saat 16.00’ya yaklaşmıştı.Uyumadan önce Dipsiz göle yapacağımız bir yürüyüşün bize iyi geleceğine kanaat getirdik ve yola koyulduk.Gölün yanına geldiğimizde dürbünle rotamızı inceledik ve yorumladık ve akşam yemeği için geri döndük.Akşam yemeği için hazırlıklarımızı yaparken gerekli birçok malzemenin tarafımdan(Berk)unutulduğunu anladıkJ.Yaratıcılığımızı kullanarak hazırladığımız akşam yemeği de yendikten sonra sabah 03.30da uyanmak üzere uykuya çekildik. 15.07.2006(Cumartesi) Evet uyanmıştık.Ama saat sözleştiğimiz gibi 03.30 değildi.Uyku olayını bir buçuk saat daha uzatmıştık.Hemen kahvaltımızı edip Egemen abi ve Ömer’i B.Demirkazığa gönderdik.Saat 06.00’da ise bizim ekibin her şeyi hazırdı.Traversimiz için kamp yerimizden Kocasarpın kuzeybatı sırtına doğru yükselmeye başladık ve yarım saat sonra sırtın üzerindeydik.Sırtta bir süre yürüdükten sonra Kocasarpın doğusunda kalan bir düzlük fark ettik.Bu alanda ufakça bir su birikintisi vardı.Burada sularımızı tazeledikten ve bazı ihtiyaçlarımızı giderdikten sonra aynı sırttan yükselmeye devam ettik.Bu molamızdan 20 dakika sonra sırtın eğimi iyice artmaya başlamıştı.Bu arada Ufuk’un dizinde yürüyüşün başında başlayan batma kendisi için dayanılmaz bir hal almaya başlamıştı.Saat 07.30’da sırtın dağ ile kaynaştığı noktaya gelmiştik.Buradan sonra 25 metre geleneksel tırmanmamız gerekiyordu.Hazırlıklarımızı yaparken Ufuk bu durumda bizimle gelemeyeceğini ve dizinin yukarıda başımıza daha büyük problemler açabileceğini söyleyerek bize iyi şanslar diledi.Kendisinden tırmanışta bize gerekli olan malzemelerimizi aldık ve onu yolculadık.Burada 2 sikke ile istasyonumuzu kurduktan sonra ben lider tırmanmaya başladım.Çok temkinliydim çünkü tuttuğum her şey çok çürüktü.Emini taş düşmesine karşı uyardım ve 5 metre yükseldim.Burada bir ara emniyet atmam şarttı.İlk bulduğum çatlağa bir universal sikke attım ve yükselmeye devam ettim.Yükselirken ara emniyet için yer bakıyordum fakat bulamıyordum.Bu durumda biraz daha yükselmem gerekiyordu.İstasyondan 12-13 metre sonra ancak bir sikke atacak yer bulabildim.Bu arada Eminle olan irtibatımı da kopartmıyordum.İkinci ara emniyetimden 3-4 metre yükseldikten sonra sırtın dağ ile birleştiği noktadaki sivri kaya kütlesine vardım.Burada iniş için kullanılmış bir adet perlon vardı.Burada kurduğum istasyon ile Emini yukarıya aldım.Yaptığımız boşluklu ve güvensizlik hissi veren bir tırmanıştı.Bu etabı geçtikten sonra dağın batı yönünden doğuda kalan zirveye sırtına doğru 3-3+lık tırmanışlar yaparak yükseldik ve orada abur cubur molası verdik.Moladan sonra Kocasarp’ın batı yönündeki sırttan zirveye doğru yükseldik.Bu arada telsizden Egemen abi ve Ömer’in zirveye vardıklarının haberini aldık.Bu bizim motivasyonumuzu daha da arttırdı.40 dakika daha yükseldikten sonra saat 11.10 da zirveye vardık.Zirvede fotoğraf çektirip yemeğimizi yedik ve yedi göllerde sadece beş göl olduğunu ve bunun ne anlama geldiğini tartışmaya başladık(zirveden sadece beş tane göl gözükebileceği aklımıza gelmedi).Zirvede baya bir oyalandıktan sonra Beşparmak yönündeki sırttan alçalmaya başladık ve Kocasarpla Beşparmak dağının birleştiği noktaya inmek için oradaki büyük bir kum saatinde perlon bırakarak 25 metrelik bir iniş yaptık.Saat 13.00 te Beşparmak sırtına inmiştik ve zirveye doğru yükseliyorduk ki aşağıdan havanın yaklaştığını planımızın ne olduğunu anons ettiler.Baktığımızda kuzeyden simsiyah bulutlar geliyordu.Bunlarla birlikte gelen yıldırım sesleri ise esas ürkütücü ve düşündürücü olandı.Sırtta üzerimizdeki kemerleri,çantaları,metal aksamı ve pille çalışan gps ile telsizi bırakıp 60 metre kadar aşağı inip yıldırım tehlikesinden uzaklaşmaya çalıştık.Burada bir süre bulutların geçmesini bekleyecek ve buradan yolumuza devam edecektik.Fakat bu ‘bir süre’ iki saat kadar uzadı.Arada tek tük yağmur atıyordu ve bu bizi moralman etkilemekteydi.Saat 15.10 da havanın biraz açmasını fırsat bilerek zirveye çıktık ve Beşparmağın keyifli ince sırtından Çağalınbaşına doğru alçaldık.Çağalınbaşı geçidine geldiğimizde yoğun rüzgar başlamıştı ve iri yağmur damlaları yağıyordu.Burada Çağalınbaşı için bir karar vermemiz gerekiyordu.Yağmur şiddetini arttırmıştı ve kayalar ıslanmıştı.Buda bir tırmanış için yeterince risk yaratacak bir durumdu.Burada geri dönüş kararı aldık.Çağalınbaşı geçidinden aşağı inecektik.Kararı aldıktan sonra geçidin başına indik ve burada işimize sonradan çok yarayacak bir kazma bulduk.Geçitin girişinde kar yumuşaktı ve topukla rahatça inilebiliyordu.50 metre kadar indikten sonra karın buza dönüştüğünü anlamamız için geç olmuştu.10 metrelik bir düşüşten sonra ayağa kalktım ve Emin’e dönmek için hamle yaptığımda Eminde düşmüş bana çarpmıştı.Bu darbeyle bir 10 metre daha kaydım ve durdum.Emine baktığımda sürükleniyordu ve durmak için poziyon arıyordu.Düşüşten 100-120 metre sonra durabildi ve bunun şokuyla bir süre hareketsiz kaldı.Onun yanına indikten sonra aşağı kontrollü bir şekilde indik.Karın iyice sertleştiği yerlerde ip inişi yaptık.Yürüyüş ayakkabıları burası için dezavantajdı.Geçitin altına vardığımızda Ufuk,Egemen Abi ve Ömer oradaydılar.Buradan büyük bir şey yaşamadan indiğimiz için mutluyduk.Saat 18.30 da kamp yerimize vardık ve yemeğimizi yedik.Biraz sohbet ettikten sonra uyuduk.Ertesi gün dönüş vardı. 16.07.2006(Pazar) Sabah 07.30da uyandık ve kahvaltımızı ettik.Bu arada devamlı yapılan faaliyetlerden konuşuyorduk.Kahvaltı bittikten sonra kampımızı da topladık ve Arpalığa doğru yola çıktık.Tekepınarında 20 dakika mola verdik.Saat 11.00 de Arpalığa varmıştık.Mehmet ağabeyi aradık ve saat 12.00 de kendisi bizi almaya geldi.Traktörle Çukurbağ köyüne gittik.Orada İstanbul’a gidecek olan Ufuk ile ve Ankara’ya gidecek olan Eminle vedalaştıktan sonra Çamardıya doğru hareket ettik.Çamardı’da karnımızı doyurduk ve bir taksiyle anlaşıp Pozantı’ya hareket ettik.Pozantıda İç Anadolu Mavi trenine biletlerimizi aldık ve saat 16.20 de trene bindik.13 saat süren tren yolculuğundan sonra Kütahya’ya döndük. DİPNOT1:Cimbar oba yerinde bulduğumuz çöpler(ekmek,topkek kapları,ilaç kutuları,mekap ayakkabı,pantolon,boxer,konserve kutuları)tarafımızdan Çukurbağ köyüne indirilmiştir. DİPNOT2:Dağda bulunan kazmanın sahibi bizimle temasa geçebilir.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |