|
Aladağlar Kaldı (2004 Haziran) Yaz Tırmanışı -Zirvedak |
Kaldı 2004 Haziran Merhaba arkadaşlar; 10-11 haziran 04 Ankara’ dan Haluk YILDIZ ile Aladağlar - Kaldı zirve yaptık. Kaldı’ nın güneyindeki Tılanın Yurdu denilen mevkinin yakınlarında kamp kurduk. 4,5 saatte zirvedeydik. Akşam pınarından 9-10 saat sürüyor. Hatta zirve defterinden okuduğum kadarı ile 12 saatte bile zirve yapanlar var. Merak edenler ekteki faaliyet anılarından yol bilgilerini de öğrenebilirler. sevgilerle... sedat abi aladağlar sensiz olmuyor dön artık aramıza : ))) Ankara’ dan saat 4:30’ da hareket ile Aladağlar Kaldı maceramız başlamış oldu. Niyetimiz Kaldı nın güneyindeki Tılanın Yurdu denilen yaylada kamp atmaktı. Geçen seneden Haluk’ un aldığı bilgi Tılanın Yurduna kadar araç çıktığı yönünde idi. Ulukışla’yı geçtikten sonra Pozantı’ya 5 km kala ( yolun solundaki Topbaşlar Petrol İstasyonunu geçtikten sonra ), Aladağlar Milli Parkı, Çamdibi tabelasından sola ayrılarak yolumuza devam ettik. Yol ayrımından 15,5 km sonra Hamidiye – Çamlıbel ayrımına geldik. Bu noktadan sonra asfalt yol bitiyor ve toprak yolda devam ediliyor. Hamidiye – Çamlıbel ayrımından girerek devam ettik. 37,5 ncu km de yol ikiye ayrıldı. Sola Aladağ tabelası yönüne dönerek devem ettik. 49,5 ncu km de Büyük Sofular köyüne girdik. Aynı yolu takip ederek Kıcak köyüne vardık. Kıcak köyünün çıkışındaki benzin istasyonunu geçince 61,6 ncı km de sola bir yol ayrılıyor. Soldan girerek yolumuza devam ettik. 66,2 nci km de yol tekrar ikiye ayrılıyor. Sağ taraf Sinekli’ ye sol taraf Deliktaş’ a gidiyor. Biz sola Deliktaş yoluna girdik. Bu ayrımdan sonra yol çok kötüleşiyor. Normal binek araba ile devam etmek mümkün değil. Yer yer dere içlerinden gidiliyor ve büyük taşların üstünden ilerleniyor. Biz Lada Jeep sayesinde buralardan çok zorlanmadan geçebildik( araç burada bırakılıp yürüyerek 5-6 saatte kamp yerine ulaşılabilir ). 80 inci km de Deliktaş mevkiine varıyoruz. 1. viteste çok yavaş ilerliyoruz. Köylüler bizi görünce şaşırdılar. Traktör bile zor geliyor buralara siz nasıl geldiniz diyerek karşıladılar bizi. fırından yeni çıkmış lavaş ekmek ikramını alarak devam ettik . Deliktaş’ tan Tılanın Yurduna 3 km civarı bir yol kalıyor. Fakat yol daha da kötüleşiyor. Bu noktadan sonra traktörler bile gitmiyor. Biz biraz daha yükselmek istiyoruz.1,5 km daha yükselerek deveçökeği mevkiine geldik( 2000 metre ). Araçla daha ileri gitmek mümkün olmuyor. Tılanın Yurduna az bir yol kalmıştı ama bulunduğumuz yerde küçük bir su kaynağı gördük ve dağa giriş içinde gayet uygun bir yer gibi gözüküyordu. Arabadan eşyalarımızı indirerek kampımızı kurduk. Karpuzumuzu da hemen suyun içine bıraktık J Haluk’un yaptığı nefis çorba ve makarnayı mideye indirdikten sonra kaldı rotasına bakmak için gezintiye çıkalım dedik. Alaca o kadar yakın gözüküyordu ki Alaca’ya mı çıksak diye düşündük. En fazla 3 saatte zirve yaparız gibi görünüyordu. Ama Kaldı rotasında önümüze ne çıkacağını bilmediğimizden enerjimizi ertesi güne saklama kararı aldık. Yanımıza sadece su alıp ertesi güne kolaylık olsun diye kaldı rotasına bakmak için kamptan ayrıldık. 2800 metreye kadar çıktık. Rota rahat gözüküyordu. Burada 1 litre su bırakıp kampa geri döndük. Kamp kurduğumuz yer Tılanın Yurdundan daha avantajlı gözüküyordu. Tılanın Yurdundan çarşaktan çıkmak gerekiyordu, biz ise çarşaksız güzel bir rotadan çıkıyorduk. Saat 21:00 da kampa geldik ve güzel bir makarna ziyafetinin ardından tulumlarımıza girip mışıl mışıl uyuduk. Sabah 05:00 da kalktık. Kahvaltımızı yaparak 06:00 da yola koyulduk. 1,5 saatte 2800 metreye ulaştık. Sıkı bir tempoyla 10:00 da Kaldı’ nın aşağısındaki top sahasına vardık. 10:40 da zirvedeydik. 4,5 saatte zirveye varmıştık. Tahminimizden daha kısa sürmüştü. Karpuzumuzu zirveye çıkarmadığımıza pişman olduk : ) Karpuzun üstüne Zirve Dağcılığın Hediyesidir yazıp bizden sonra çıkan dağcılar için zirvede bırakırdık diye şakalaştık : ))) Akşam pınarından 9-10 saat gibi bir zamanda zirve yapılıyor. Hatta zirve defterinden okuduğum kadarı ile 12 saatte bile zirve yapanlar olmuş. 11:10 da zirveden dönüşe geçtik. 2800 metrede önceki gün bıraktığımız suya ulaştık suyumuzu içip inişe devam ettik. Saat 13:30 da kamp yerindeydik. Dünden suya bıraktığımız karpuz üşümüş, buz gibi olmuş : ) üşümüş karpuzu afiyetle yedikten sonra kampı toplayarak 14:30 da dönüşe geçtik. 24:00 da Ankara’ya vardık. Otogarda Haluk ile vedalaşarak ben İstanbul için otobüse bindim ve sabah 06:00 da İstanbul’daydım. Yorucu ama bir o kadarda güzel bir faaliyetti. Hakan Koyuncu
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |