 Dagci Tunc Findik, Everest'ten dondu. Yeni hedefi, 8 bin metrenin uzerindeki 14 daga tirmanmak. Ekimdeki Shisha Pangma zirvesiyse bes bucuk yillik rotanin ilk adimi...
'Dagcilik insani sosyallestirir'
Insan hirsinin sonu yok mu? Hayata kafa tutmak, olumle inatlasmak ya da Tanri'nin sabrini olcmek mi gercek niyeti? Neden bir zirveden digerine goz dikiyor, neden ilk ve tek onceligi daglar? Neden insanlardan uzak duruyor? Neden kara parcasinda uzun sure kalamiyor? Nereye kosuyor ya da neden kaciyor? Gecen ay dunyanin en yuksek zirvesine, 8 bin 848 metre yukseklikteki Everest'e cikan milli dagci Tunc Findik'la Atasehir'de yuksek ve sevimsiz binalar arasinda sIkisip kalmis bir kafede bulusmadan once 'marazi' biriyle muhatap olacagimi saniyordum. Aksine, karsimdaki genc adam ne istedigini ve ne yaptigini iyi biliyor. YakisIkli, saglikli ve ozguvenli. Mutlu gorunuyor. Bir seyden kactigi falan da yok. Cogumuz gibi varolussal sorunlar da yasamiyor. Dost canlisi ve hayat dolu. Her seye guluyor, eglenceli ve komik.
Bu, Everest'e ikinci cikisi. Gelir gelmez gozunu yine yukseklere cevirmis; 'olum noktasi' diye bilinen 8 bin metre yukseklikteki 14 dagin zirvesine adini kazimaya kararli. Zirvesine cikmaya yeltenen her iki kisiden birinin canini alan 'olumcul 14'lere gucunu gostermek icin simdilerde sponsor ariyor. Ya bulamazsa? Dert degil, ne yapip edip gidecek!
Zaten bunlardan dordune cikmis, ama simdi bir rota dahilinde tirmanis yapmak istiyor. Ekimde cikacagi Tibet'teki Shisha Pangma (8 bin 26 metre) zirvesi icin antrenmanlara coktan baslamis. Yurtici ve yurtdisinda 500'e yakin zirveye cikmis birinden soz ediyoruz ne de olsa. Web sitesindeki, tirmandigi daglarin listesine bakarken gozunuz yorulabilir. Toros ve Kackar Daglari'nda 100 kadar yeni rotanin ilk tirmanislarini gerceklestirmis, yurtdisinda ise Nepal-Himalaya, Karakurum-Himalaya, Pamir, Tien Shan, Kafkasya, Fransa ve Isvicre Alpleri, Bulgaristan, Iran, Gurcistan, Ukrayna ve Iskocya daglarinda tirmanislar yapmis. Kaya ve buz tirmanislari da cabasi.
Kamplarda tuttugu gunluklerden yola cikarak 'Aladaglar'da 50 Rota', 'Kackar Daglari', 'Tanrilarin Tahtina Yolculuk- Everest Tirmanisimin Hikâyesi' ve 'Karakurum'da 80 Gun' adli kitaplari yazmis. Ucaklarin cikabildigi yukseklige cikip, yildizlarla, gunesle bulusan ve bulutlarin ayaklarinin altinda tepistigini goren Findik'la yeryuzuyle gokyuzu arasindaki yolculuklarini konustuk...
Daglar ne zamandir sizi cagirip duruyor?
Ankaraliyim. Cocukken izciydim, kamplara gidiyordum. Dogaya yakindim, ailem de bunu engellemedi. Ortaokulda bile tek basima kampa gidiyor, geceyi ormanda geciriyor ve bundan zevk aliyordum. Universiteye basladigimda da ciddi bir arayis icindeydim. Bilkent Universitesi Ingiliz Dili ve Edebiyati Bolumu mezunuyum. Yasamimi 'calisayim ve para kazanayim' uzerine kurmadim.
Aileniz zengin mi bari?
Yoo degil, zengin olmasi da gerekmiyor. Kendime guveniyorum, bu kadar basit! Bu tur bir seyle yasam gecer mi? Gecer. Istediginiz seyi yaparak da pekâlâ yasabilirsiniz. Universitede Doga Sporlari Toplulugu'nu kurduk. Magaracilik yaptik, onu yaptik, bunu yaptik ama asil dagciliga devam ettim. 1990'dan beri fiili olarak daglara cikiyorum.
Mezuniyet ve askerlik sonrasi aileniz 'Hadi artik ise gir' demedi mi?
Is deneyimim oldu. Dag rehberligi yaptim bir sure... Baskent Universitesi'nde de turizm alaninda uc yil ogretim gorevlisi olarak calistim, bu arada evliydim de. Ama artik bunlarin hicbiri yok, bir daha da olmayacak. Evliliginizin bitmesinin nedeni daglar mi? Yok. Dagcilik engel olmadi. Zaten evliligim iyi islemiyordu. Karim da dagcilikla ilgili bir sey yapmami istemiyordu. Ben ozgur olmayi seviyorum!
Yani unvanla, makamla, parayla, luks arabalarla bir iliskiniz olmadi?
Yok, yok aman uzak dursun. Para kâgit parcasi, hicbir isime yaramaz. Ehliyetim yok, omur boyu araba kullanmaya niyetim de yok. Umurumda bile degil. Bu dag ve kaya oyle bir sey ki, sizin fiziginizin, insan vucudunun yapamayacagi hicbir sey yok. En yuksek daga cikabilir, en uzun mesafeyi yuruyebilirsiniz. Insan vucudu inanilmaz bir makine, calisirsaniz her seyi yapar, ben de bunu deniyorum.
'Dagda maske duser'
Oncelikler listenizde dagcilik ilk sirada mi?
Tek onceligim daglar. Dagda kendinizi buluyorsunuz bir kere, gercek karakteriniz ortaya cikiyor. Zayifsaniz zayifliginiz, gucluyseniz guclulugunuz. Dagda neyseniz osunuz, maske duser, kel gorunur. Oyle bir tutku ki insani aliyor icine ve birakmiyor. O kadar dingin ve guzel ki. Standart ve normal bir hayatiniz varsa bunu anlamaniz zor. Duzgun, konforlu bir hayat bir sure sonra bana sIkici geliyor ve gitmek istiyorum. Kaya tirmanmak, daga cikmak zor ve fiziki olarak da guc gerektiren bir sey. Ancak buna muptela oluyorsunuz, uyusturucu kullanmak gibi bir sey. Daga gide gele vucut yapiniz da kafa yapiniz da degisiyor. Acik havada solumayinca mutlu olamiyorsunuz.
Everest'in zirvesi 8 bin 850 metre. Neredeyse atmosferin sinirlarina ulasmak nasil bir duygu?
Gercekten de cok acayip. 8 bin metrenin uzeri yasanmaya uygun degil. Dagcilik literaturunde bu yukseklik 'olum bolgesi' olarak gecer. Gercekten cok uzun kalirsaniz olursunuz. Bir gun kalirsiniz, ikinci gun zorlanarak kalirsiniz, ucuncu gun mumkun degil. Her sey olabilir orada. Yaninizdaki insan hastalanabilir, baska birine yardim etmek zorunda kalirsiniz. Cok farkli durumlar yasayabilirsiniz daglarda. Her zaman hazirlikli olan kazanir ve ayakta durur. Bu kadar uzun sureler dagda yasadiktan sonra kente donunce insan iliskilerinde zorlanmiyor musunuz? Hayir. Aksine dag sizi insana yakinlastirir. Orada yaninizdaki arkadasinizla neredeyse kari-koca hayati yasarsiniz, onun neye sevinip neden hoslanmadigini kasini kaldirisindan anlarsiniz. Dag oyle bir sey ki insana yasadigini hissettirir. Dagcilik sosyallesmedir. Dagcilar komunisttir bir kere. Her seyi paylasirsiniz. Insanlari seviyorum.
Daga cikmak icin de para lazim. Bunu nasil basardiniz?
Yurtici tirmanislarimizda onceleri Dagcilik Federasyonu'yla calisiyorduk. Milli Takim'a secildik. Birkac 7 bin metrelik tirmanisa federasyonun destegiyle gittik. Daha sonraki yonetim degisIkliklerinde federasyonla bagimiz kesildi. Ondan sonra biriktirdigimiz paralarla, ufak tefek sponsorluklarla diger tirmanislari gerceklestirdik. Baskent Universitesi'ndeyken Everest'e gitmek icin bir sponsor buldum. Sonra arkasi geldi.
Everest'e cikmak kaca mal oldu?
Aslinda bu biraz goreceli, kac kisiyle katildiginiza bagli. Bir kere Everest'e cikma parasi olarak kafa basi 10 bin dolar oduyorsunuz. Yedi kisilik ekip 70 bin dolar demek. Pakistan, Cin ve Nepal, daglarini turizm amacli kullaniyor. Iki bucuk ay kaliyorsunuz, ulasim, yemek, yerel rehberler vs. Kisi basi 25 bin dolara mal olur. Bu kez Mustafa Kalayci'yla birlikte tirmandik. 1 Nisan'da Tibet'e gectik, tirmanisi baslattik.
Bunyeniz bu kadar yukseklige nasil dayaniyor, tepelerde oksijen yok!
Bunye yukseklige uyum saglayabilirse saglar. Bunu da ancak deneyerek anlayabilirsiniz. Cok kas yigini, tank gibi adamlar gordum ki aglaya aglaya donduler. Bunyeleri yuksekligi kaldirmiyor. Yuksek dagda basiniza gelebilecek cok bela var, ama yukseklik hastaligi en onemlisi. Benim basima hic gelmedi, ama universite kuluplerinde bunun dersini veriyorum. Akciger ve beyin odemi 24 saat icinde olumle noktalaniyor. Cok basit ifadeyle, vucut sivilari akciger ve beyninize doluyor. Ben genetik olarak sansliyim, eger bunyem yukseklige uyum saglamasaydi kaya tirmanirdim. 8 bin metrede hizli hareket edemezsiniz. Dusunme kabiliyetiniz ve karar verme beceriniz azalir, cok aptalca kararlar alirsiniz.
Yukseklerde cicek yok, bocek yok, kus yok! Cazibesi ne o zaman?
5 bin metreden sonra yasam yok! 8 bin metreye ise astronot gibi gidiyorsunuz. Everest'in zirvesine cikarken yolunuzun ustunde 40 kadar cesetle karsilasirsiniz. Asagi indiremezsiniz onlari, dagin birer parcasidirlar artik. Donmuslar. 5 bin metreden sonra kaya, tas ve buzul vardir. Everest'te o yukseklikte cok buyuk dag kargalari var. Tibet kargalari. Cok zekiler, dagcilari takip eder, acikta kalan her seyi yerler. Konserve kutulari calar, onlari patlatip yerler. Siz asagi inerken sizi takip ederler.
'Bir ceylan kadar ince olmaliyim'
O yukseklikte insan ne hisseder?
Bana artik zirveye cikmak sasirtici gelmiyor, ama ilk daga ciktigimda aglamistim. Insan kendini dagin bir parcasi olarak hisseder. Everest'e son cikisimda 8 bin 300 metredeki kamptan gece saat 23.00'te ayrildik. Zirveye bes saatte vardik. Karanlikti, yildizlar vardi sadece. Buz gibi bir hava. Gunun dogmasini bekledik fotograf cekmek icin. Zirve 5-10 metrekarelik bir yer. Dunyadaki en yuksek nokta orasi ve aylar suren bir ugrasidan sonra oraya variyorsunuz. Cok uzaklari goruyor, dunyanin yuvarlak oldugunu anliyorsunuz. Kendinizi evrenle bir hissediyorsunuz. Cevrede daglar var ama hepsi Everest'in altinda kaliyor. Dunyada 8 bin metrenin uzerinde 14 zirve var. Bunlar Nepal, Tibet ve Pakistan'daki Himalaya ve Karakurum daglarinda. Hepsinin zirvesine cikmak dagcilik sporunda en ust duzey bir rekor. Dunyada bunu yapan 13 ustun insan var, aralarinda henuz bir Turk yok. Ben bunu yapmaya talibim; hem Turk sporu hem de dunya sporu icin cok onemli bir basari! Bugune kadar 8 bin metre uzerinde bes daga gittim ve dordunun zirvesine ciktim. Onumde 11 zirve var. Bunun icin de bes bucuk yil surmesini planladigim bir program hazirladim.
Tibet'teki Shisha Pangma zirvesine nasil hazirlaniyorsunuz? Nasil besleniyorsunuz?
Mumkun oldugunca saglikli seyler yiyorum. Sigara icmem, bazen bir kadeh sarap ya da bir bardak bira. Sarhosluk hic ilgimi cekmiyor, uyumak gibi bir sey. Yagli seyler ve kizartma yemiyorum. Dengeli yasamaya calisiyorum. Kaslarim icin cok degisIk beslenme ve antrenman programlari uyguluyorum. Benim hafif olmaya ve ince kaslara ihtiyacim var. Cok fazla kas, cok fazla oksijen tuketmek demek. O yuzden kalin ve agir kasli insanlar daglarda yapamaz. Bir ceylan kadar ince olmak zorundayim. Her gun antrenman ve firsat buldukca da kaya tirmanisi yaparim. Kaynak: 16/06/2007 SULE CIZMECI Radikal Gazetesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen siteye giriş yapınız ya da kayıt olunuz. |