Ana Sayfa
Haberler
Dağlar
Tırmanış Raporları
Kaya Tırmanışı
Eğitim Notları
Doğa Yürüyüşü
Kaza Raporları
Videolar
FORUM
Bit Pazarı
Bağlantılar
İletişim
Hakkımızda
Giriş Yapın





Kayıp Şifre?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Burada Olanlar
Son Haberler
AZI DİŞİ

AZI DİŞİ


Yağmur bir buçukgünden beri yağıyordu ve dokuz kişi,üç çadıra tıkılı olarak gün geçiriyorduk.Kaçkar dağlarının Mezovit çayırında kamp kurmuştuk ve buraya esas geliş amacımız,Bilkent üniversitesi DOST kulübüne Kaçkar Dağı’nın buzulunda krampon eğitimi vermekti.Ancak ilk gün yapılan eğitim sonrasında bastıran yağış ve sis devam edecek gibi gözüküyordu.Zaten az olan yiyecek stoklarımızı can sıkıntısıyla hızlı şekilde tüketiyorduk.  Yağmurun durduğu aralarda oynadığımız komik oyunlar(taş atma, boğa kovalama vb..)bile bizi rahatlatmıyordu.Bir kumar oynamış ve görünürde kaybetmiştik: Kaçkar’a havanın bozuk olduğu dönemde gelmiştik.

Yanımızda az yiyecek ve bol buz tırmanış malzemesinin yanısıra, yeterli kaya malzemesi de getirmiştik.Ancak kaya tırmanabilmek için iyi havaya da ihtiyacımız vardı.İhtiyaç duyduğumuz iyi hava kırıntısına denk geldiğimiz  güzel ve sakin bir sabahta,Mezovit  çayırının doğusunda yeralan  Naletleme Geçidi yakınındaki kaya kulelerine doğru yola çıkmakta gecikmedik.Geçidin güneye (Mezovit Dağı’na) uzanan sırtı üzerinde birçok kaya sivrisi vardı ve bunların pek geleni,gideni hemen hiç olmazdı.Genelde Kaçkar dağlarının birçok  yerlerine  hakim olan çürük kaya yapısıyla  bu sivrilerde  karşılaşmamayı ümit ediyorduk.

Ekibin eğitim alan elemanları olan Özgür, Görken,Aslı, Murat, Çiçek, Gizem ve Esin, geçide hakim  ve basit tırmanışlarla çıkılabilecek bir zirve olan,3500 metre yüksekliğindeki Papatya Tepe’ye çıkacaklardı.Bu arada ben  ve Burak da , incelerken ‘AZI DİŞİ’ adını verdiğimiz şahane görünüşlü  kaya dişlerine doğru ayrılmıştık.Karşımızda ,gerçekten de adını hakeden bir kuleler topluluğu vardı: Dört ayrık kule , adeta bir azı dişinin kökleri gibi göğe uzanıyor..  Bu topluluğun tam kuzeyinde ise apayrı,incecik ve uzun bir kule var, bunun da adını ‘Kürdan Kule’ koyduk!

3711 metrelik Mezovit zirvesinin kuzeyindeki buzul çanağına girip,buranın doğu yamacını oluşturan  berbat,oynak ve dengesiz bir çarşağı yükselerek yan geçmeye başladık. Amacımız,dağın  uzaktan gözüken güney beline varmaktı .Bele tırmanan rotada,kuleler yavaş yavaş ayırdedilmeye başlamış ve olası rotaları gözümüze kestirmiştik .’Son derece tatsız ‘olarak nitelendirilebilecek , döküntülü bir kaya kulvarını tırmanarak,güney beli dediğimiz dar kaya çentiğine çıkınca, planladığımız  rotanın  hiç de yatık olmadığını, hatta  zor gözüktüğünü anladık.Ancak,buranın kaya yapısı beklenmedik derecede sağlam ve temiz gözüküyordu. Şansımıza, hava da ılık ve temizdi,tam tırmanış havasıydı  yani.


Böylece ,geçidin altındaki bir sette tırmanışa hazırlanma seremonisi tekrarlandı: Burak istasyonu kurarken ben de malzemeleri takındım ve ipi bir kez daha açtık.Azı Dişinin  en yüksek üç kulesinden güneydekine tırmanacaktık. Önümüzde dimdik ,koyu kahverengiye çalan gri renkli bir duvar uzanıyordu.Uzun bir seti 20 m. kadar sola izleyip tırmanılmak üzere yaratıldığı her halinden belli olan bir dikey çatlağa girdim,Burak ipi salarken yükselmeye başladım. Hemen hiç ara emniyet noktası atamayacağımı düşünürken ,bir de baktım ki friend ve stoper ile iyi noktalar atılabiliyor!Kaya biraz da Hüseyingazi veya Sivrihisarın yapılarını andırıyor-veya bana öyle geldi.Kayanın bazı yerleri likenlerle kaplı ama birçok yerde çatlaklar devamlı ,sağlam ve derindi, garip bir güven hissi uyandırıyordu burası bende. Böylesi iç konuşmalarla tırmanırken ipin yarısını kullanmışım. Biraz yukarımda ve sağımda, ilk ip boyunun kilidi olmasını beklediğim ,hafif de negatifli duran dikey bir travers etabı var.. Yine güvenilir bir yapı üzerinden IV + derece verdiğim bu yemyeşil likenli etabı da tırmandım. Bunun devamındaki vertikal ve ara emniyet imkanı gani olan  kaya kulvarını izleyerek , ilk istasyonu dar bir sette  kurdum: bir sikke ve bir stopper.Burak da kısa sürede yanıma geldi.Kaya botları ayaklarını çok sıkıp rahatsız ettiğinden dolayı dağ botlarıyla tırmanmak durumunda kalmıştı ve birleştirdiğimiz tek bir çantayı taşıyordu .

Yaklaşan bazı bulutlar bize  havanın bozabileceğini ima ettikleri için,pek de beklemeden ikinci ip boyuna girdim.Hemen istasyonun üzerinden dik ve sağlam kaya yüzeyleriyle başlayan IV derecelik etapta büyük boy friend yerleştirmeye uygun, şahane dikey çatlaklar vardı.Fikrimce, bir tırmanıcı için en iyi his,ara emniyeti bol ve güvenli olan,boşluklu ve sağlam bir kaya üzerinde tırmanmaktır.Tam o anda da bunu yapabiliyordum ve mutluydum! Mutluluğuma önüme çıkan kısa bir negatif etap gölge düşürmeye çalıştıysa da, başaramadı. Espiri bir yana, hemen ara nokta olarak bir friend daha atıp engeli aşmanın yollarını aradım.Burada, negatifin her iki tarafı da biraz çürüktü ama negatifin kendisi sağlamdı ve yukarıdaki belirgin,güvenli çatlak sistemine ulaşan  emniyetsiz etap kısa sayılırdı.V derece dediğim bu etabı da geçince , tam bir ‘layback’ veya’ pias’ hareketler silsilesiyle çatlağı tırmandım .Bu şekilde , tırmandığımız yüzü sol taraftaki başka bir yüzden ayıran ince sırta çıkarak,öbür yüzün üst kısmına varmıştım. Zirve doğrultusunda devam eden dik bir bacamsı çatlakta,ipin son 15-17 metresini kullanarak yükseldim.İpin zar-zor çıkmama izin verdiği, ancak tek kişinin sığabileceği  bir set, ‘Kartal Yuvası’ , stopper ve friend’den oluşan bir istasyon kurmama izin veriyordu. Arasıra geçen bulutlar  altında, Burak da tırmandı ve kayanın ne kadar güzel yapıda olduğunu hararetli şekilde konuştuk!

Artık,üçüncü ip boyunun zirveye vardığını biliyorduk.Derin bir bacanın içine sıkışarak ,bazen de genişleyen  baca içinde tamamen açılarak III, III+ derecelik zevkli bir  tırmanışla yükseldim. Bacanın bitip eğimin biraz azaldığı son kısım,tipik Kaçkar çürüklüğüne sahipti, taşlar sanki üstüste yığılmıştı.Burada bulabildiğim ilginç bir ara nokta ,derin bir çatlağa fena halde sıkışmış ,kafa boyutunda bir takoz taşıydı(Zaten, daha sonra  iple inerken de  buna perlonbant dolayıp inmiştik).Böylece, tırmandığımız dişin  ucundaki iki ufak kulecikten  sol tarafta olanına  baba istasyonu kurdum ve Burak da tırmanarak yanıma vardı.Toplamda üç ip boyu ve bir buçuk saat süren tırmanışımız sonucunda ‘Azı Dişi’nin tepesindeydik.

Manzaramız hatırı sayılır hoşluktaydı:Mezovit kuleleri, uzaklarda Kuşaklı Kaçkar Dağı, garip ve sessiz buz kulvarları,uçuk renkli bulutlar, boz,gölgeli vadiler…Dişin ucunda biraz oyalandıktan sonra inişe başladık. Tüm tırmanışın en çok dikkat gerektiren anları gelip çatmıştı işte.  15-20 m. kadar dikkatlice bir serbest inişten  sonra ,yukarıda bahsettiğim takoz taşı’na perlonbant dolayarak  25 m. indik. Burada,güzel bir babaya perlonbant dolayarak, 25 m. daha indik. Son etapta ise ,eski bir diagonal sikkemizi rotaya hediye ederek  zemine ulaşabildik. İnişin devamını o berbat ,çarşaklı kulvardan bitirdik.

Bu tırmanışa dair yapılabilecek bazı yorumlar:Umulmayacak kadar zevkli ve sağlam bir tırmanış, rota olarak Aladağlar’daki İtoturumu Dağının dik duvarlarıyla kıyaslanabilir. ‘Kaçkar’ın kayası çürük’ diye kesip atmak yerine aranırsa daha nice temiz kaya rotaları bulunabileceği  gerçektir.Misal olarak, Verçenik Dağınındoğu duvarı-sırtı rotası  verilebilir.Herneyse, oralarda daha bir dünya kaya var ve tırmanıcıları bekliyorlar!




Katkılarından Dolayı Tunç Fındık'a  Teşekkürler  http://www.tuncfindik.com/  
Son Güncelleme ( Friday, 29 June 2007 )
 

UYARI: Rotalar.comda anlat?tkinlikler, oldukç¡ ciddi yaralanma hatta ? riski ta?d?erli teknik ve mental seviyeye ula?kesinlikle b?si etkinlikleri ger祫le?iniz. Bu t?kleri ?mek, ?sinde yeterli fiziksel ve teknik birikimi ve deneyimi gerektirir. Bu sitenin i祲i𩬠benzer etkinliklerde olu?las?lar iç©® herhangi bir sorumluluk kabul etmez