|
Hasan Dağı Yukarı Dikmen Solo Trans |
|
Sayfa 1 Toplam: 2 Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm Hasan dağı faaliyetini kış sezonu bitmeden yapmak istememe rağmen iş yoğunluğum nedeniyle 29 Mart tarihinde gerçekleştirebildim. Amacım Ankara’dan gece yola çıkmak ve E-90 yolunda Aksaray’ı geçtikten sonra Taşpınar ve Karacaören köyleri arasında otobüsten inmek ve dağa doğudan yaklaşarak batı yüzünü denemekti.
Adı : Hasan Dağı Zirve Solo Tırmanışı Bölgesi, Tarihi : Aksaray– Yukarı Dikmen 29 Mart 2007 Hedefi, Türü : Zirve Tırmanışı Yükseklik : 3268 metre (Zirve)
Solo bir tırmanışla kamp kurmadan bitirmek amacındaydım. Bunun için yanıma alacağım yükümü ayrıntılı bir şekilde gözden geçirmem gerekiyordu. Yanıma acil durumlar için bivak torbamı, ocağımı, ilk yardım çantamı, harita, altımetre ve pusulamı aldım. Yürüyüşe başladığımda 5 lt. suyum bulunacak, bunun 1.5 litresi sıcak su, 3.5 litresi ise içme suyum olacaktı. Yolda su ve hazır gıdalar ( tost, kuruyemiş ve topkekle ) ile idare edecektim. Ocağımı zor durumda sıcak su ve çorba için kullanacaktım. Teknik malzeme olarak kazma, krampon ve kaskımı almıştım.
Has firmasından Ankara – Hatay seferinde gece 11 aracında yerimi aldığımda her şey hazırdı. Tek soru işareti araçtan doğru yerde inmekti. Taşpınarı geçtikten sonra inmek istediğimi muavine söyledim. Saat 2.30 gibi otobüs den inerek yürüyüşüme başladım. Köylere girmeyecek ve köpeklerle fazla merhabalaşmıyacaktım. Taşpınar köyümü soluma, Karacaören köyünü sağıma alarak 1150 metreden yürümeye başladım. Hava +4 derece ve gökyüzü açıktı. Ay dolunaya girmek üzereydi ve aydınlık bir gece sağlıyordu. Böylece kafa fenerimi açmamış ve fazla dikkat çekmemiş oldum. Ama gene etraftan havlayan köpekler vardı. Batonlarımı yere yumuşak vursam da gene hissediyorlardı. Ama hiçbiri tanışmaya gelmedi. İlk molamı Yukarı Dikmenle Gözlükaya arasında verdim. Buraya kadar düz yürüdükten sonra sağ tarafa doğru yönelerek dağa kuzey batıdan yaklaşmaya başladım. Havanın aydınlanmasıyla beraber batıdan değil de kuzeyden, yılan kar rotasından girmeye karar verdim. Saat 6 civarında 2.200 metreye ulaşdım ve yılan kar rotasının sağ kulvarına kadar giden vadinin sol sırtından yükselmeye başladım. Karbeyaz otelin ışıklarını sol tarafımda görmekteydim. Başka çadır ve ekip var mı diye taş evlerin bulunduğu bölgeye baksam da bir şeyler göremedim. Günlerden perşembe ve hafta içi olması dolayısıyla kimse yoktur diye düşündüm. Kar kendisini yavaş yavaş gösteriyordu. Geçen hafta yağan kar önceki tabakanın üzerinde daha tutunamamıştı. Yılan kar rotasında kar durumunun nasıl olduğunu merak etmeye başlamıştım. 2600 metre civarında güneşi hissetmeye başladım. Kulvarın girişinde mola verip, kramponlarımı taktım artık kazmayı ele alma sırası gelmişti. Aralık sonunda burada Mehmet le beraber yaptığımız çıkışta yediğim feci rüzgâr ve soğuk aklıma geldi. O zaman sırta çıkamadan dönmek zorunda kalmış ve Mehmet i yalnız bırakmak zorunda kalmıştım. Bu safer hava çok güzeldi ve şu ana kadar her şey harika gitmekteydi. Dağda yalnız olduğum düşüncesi beni daha da heyecanlandırıyordu. Kulvarda kar sert ve buzlanma vardı, ortalarına doğru tabakalar vardı. Sabah erken saatlerde geçmem çığ riskini azaltıyordu. Sırta çıktığımda Hasanın rüzgârı karşıladı. Hızla çanağa girerek güney doğuya doğru koşarca inmeye başladım. Büyük çanağın yıllar önce krater gölü olduğu aklıma geldi. Acaba yüzülebilirimiydi diye düşündüm. Zirveye ulaştığımda saat 11:30 olmuştu.
|
|
Son Güncelleme ( Friday, 29 June 2007 )
|