Giriş Yapın



Ağrı dağı ve Çöpleri
Makale İçeriği
Ağrı dağı ve Çöpleri
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

Haldun Aydıngün hocamızın yazıp mail gruplarına gönderdiği ağrı dağı ve Çöpleri üzerine güzelleme isimli  makalesini  haberin devamında okuyabilirsiniz...

 

Disarida goz gozu gormuyordu, 4200 metrenin sogugunda, gunes batmamis
olmasina ragmen, insanin tulumdan disari cikmasi gercek bir irade
gosterisiydi. Gene de yari belime kadar siyrilip cadirin kapisina ulastim.
Kapinin fermuarini titreyen parmaklarimla actim, o anda Halit’i karsimda
buldum, elindeki iki sicak corba kasesini bana uzatiyordu. Sukran duygulari
ile kaseyi alip tulumunun icinde der top olmus Sarven’e uzattim. Ikinciyi
de kendime ayirdim. Disarida goz gozu gormuyordu. Halit yoktan var olmus
bir dag cini gibi havada tipi kivaminda ucusan beyazliklarin arasinda gene
kaybolup gitmisti. Firtina zorluydu ama cadirin buna dayanabilecegine
inaniyordum. Asagilari seyretmek icin bir sure daha kapinin yaninda
oturmaya karar vermistim. Bu arada Sarven sicak corba kokusuna dayanamayip,
herhangi bir dunya diline benzemeyen sozcukler mirildanarak tulumundan
siyrilmisti. Yuzume carpan bir kagidi tutup uzerindeki yazilar baktim.
Sarven’e donup “Kiril alfabesi ile Ibranice’yi ayirip ayiramayacagini
sordum. Gormesi lazimmis! Kagidi elimde evirip ceviriyordum, “Icinde
kahverengi, ve de sanirim cikolata izleri olan bir kagit†dedim. “Kagit
parlak ve selofan mi kapli yoksa mat ve yumusak mi?†diye sordu. Soru
dolu bakislarimi gorunce de “Tuvalet kagidi olma ihtimaline karsi†diye
acikladi.

Her neyse, Agri daginin essiz yuksekligi nedeniyle yuzlerce kilometre
uzaklardan kosup gelen ruzgarlar butun gucleri ile dagin yamaclarina
patliyorlardi. Buyuk bir ihtimalle de yarisi tam bizim cadir kurdugumuz
bolgeye geliyordu. Her yandan ucusan ve kagit ve coplerin arasinda insan
kendini Babil Kulesinin uzerinde gibi hissediyordu. Sanki bu paket
kagitlarinin, meyva suyu kutularinin, metal veya plastik tabak, canak,
kasik, catalin, sekerleme kaplarinin, pet siselerinin ve baska turlu
petlerin uzerinde dunya yuzunde kullanilan butun dillerin alfabeleri
yaziliymis gibi duruyordu. Bir acidan baktiginizda ise surada oturup
onunuzden zahmetsizce gecen ivir zivirin cesitliligine bakip ne kadar da
cok sey ogrenmek mumkundu. Ayrica son derece gurur verici bir durum da
vardi. Hani bilirsiniz “Biz Turkler adam olmayiz†turunden onemli bir
sloganimiz vardir. Buradaki ilk izlenimlerimi degisik sekillerde yorumlamak
mumkundu, ornegin, Biz Turklerden baska, onlar, yani Ruslar, Israilliler,
Araplar, Yunanlilar ve Latin Alfabesini kabul etmis 72,5 millet de adam
olamayacakti. Copler boyle soyluyordu. Ben onlarin yalancisiyim. Bir
yerlerde okumustum Nepal’de Namche Bazar’dan Everest Base kampa giden
yolda o kadar tuvalet kagidi ve kagit mendil varmis ki yola “Kleenex
Trail†adi verilmis, (tabii gayri resmi olarak), Kleenex cok unlu bir
temizlik kagidi firmasi, Trail ise Ingilizce “Patika†anlamina geliyor.
Belki bu 4200 kampina da Selpak kampi adi verilir. Tabii ki isim secerken
cok dikkatli olmak gerekiyor. Gerci dag cok buyuk ama uzerinde baska kamp
kuracak duz alan yok, yani diger kagit mendil firmalari itiraz ederse
onlarin adlarini da baska kamplara verme sansimiz yok. Evet, sanirim
uzerinde gercekten dusunulmesi gereken bir konu.


 

UYARI:rotalar.com sitesinde bahsedilen aktivitelerin oldukça ciddi yaralanma ve hatta ölüm riski taşıması sebebiyle, rotalar.com site sahipleri yayınlanan bilgilerin kullanımından kaynakli herhangi bir sorumluluğu kabul etmemektedir. Sitede yayınlanan yazıların sorumlulukları yazarlarına aittir.