|
Sayfa 1 Toplam: 3 İSKOÇYA DAĞLARI - BEN NEVİS DAĞI TIRMANIŞI İlk tırmanış günümüz olan 6 ocak 1998 tarihinde Glencoe Dağlarında yaptığımız Gearr Aonach tırmanışı. 7 ocak 1998 tarihinde yaptığımız Aonach Mor Dağı tırmanışı. Aonach Mor Dağı Batı Yüzü rotasının detayları. İrlandalı bir İskoç(!) ve Lochaber Dağ Kurtarma Takımının demirbaş adamı olan arkadaşımız Brian McDermott (bu resmini beraber gittiğimiz İran-Demavent Dağı uluslararası tırmanışı sırasında çekmiştim). Fort William kasabasında yaşayan Brian'ı tanımamız Türkiye Dağcılık Federasyonu'nun düzenlediği bir arama kurtarma faaliyeti sayesinde oldu ve bundan sonra birçok sefer, hem Türkiye'de, hem de yurtdışında beraber tırmanma fırsatı bulduk. İskoçya seferimizde de Brian'ın evinde kalıyorduk, ekibimiz ben, arkadaşım Efecan Aytemiz ve o zaman Londra'da yaşayan Engin Külahoğlu'ndan oluşmaktaydı. Glencoe bölgesinde yaptığımız bir tırmanıştan sonra, ikinci gün Ben Nevis Dağı'na çok uzak olmayan Aonach Mor Dağı'nda bir rota tırmanmaya gittik. Bu bölgede dağlar başka ülkelere nazaran alçak sayılır (en yüksek nokta, 1343 metrelik irtifasıyla Ben Nevis Dağı) ama rotalar uzun, dereceler ciddi ve iklim her zaman berbat, üstelik -özellikle de kışın- günışığı çok kısıtlı ve günler kuzey enlem yüzünden çok kısa. Bölgenin standart tırmanış havası, sıkı bir tipi. Kısacası görüş uzaklığı olmadan tırmanmak gerekiyor.. Bu nedenle bölgede her yıl yüzlerce kaza, kaybolma ve kurtarma operasyonu oluyormuş. Bu resimde, 1221 metrelik Aonach Mor Dağı'nın batı yüzündeki dik rotaya girmek üzere 45-50 derece kar-buz eğiminde tırmanmaya başlamışız. Tabii ki şansımıza, ocak ayının başı olduğu için yeterli buz oluşumu henüz yoktu ve bir tür karlı- buzlu mix tırmanış yaptık. 350-400 metrelik bir mix rota olan batı yüzü'ne girerken.. Bu noktada ipleri ve emniyet malzemelerini çantadan çıkarttık. Brian lider tırmanıyor. Dört kişi olduğumuz için, izlediğimiz taktik iki ip grubu olarak tırmanmaktı, arkadan gelen ekip önden giden ekibin bıraktığı ara emniyet noktalarını kullanıyordu. Böylece zaten kısa ve karanlık olan gündüz saatlerini ekonomik olarak kullanabildik, ama yine de dönüşte karanlığa kalmaktan kurtulamadık.. |