|
Değerli Arkadaşlar, Yaşadığımız olayda kurtarma operasyonunu üç ana başlık üzerinden yürüttük: 1. Kazazedenin yanına teknik bir tırmanış ile ulaşılması ve rotadan uygun bir şekilde tahliye edilmesini amaçlayan kurtarma başlığı, 2. Lojistik destek sağlanmasını ve ana kurtarma ekibinin ihtiyaçlarına ve yönlendirmesine göre hareket edilmesini amaçlayan koordinasyon başlığı, 3. Koordinasyon ekibinden gelen bilgilere göre şehirdeki yakınlar, dağcılık camiası, ilgili kurumlar ve medya ile iletişimin kurulmasını amaçlayan iletişim başlığı. Herhangi bir kurtarma operasyonunun lojistik ve iletişim başlıkları en az teknik kurtarma başlığı kadar önemlidir. İş gücü olarak çok daha geniş bir katılım gerektirir. İyi bir organizasyon ile herkes katkıda bulunabilir. Teknik kurtarma başlığı ise bu konuda uzmanlaşmayı; teknik bilgi ve deneyim, fiziksel ve ruhsal hazırlık, ve yeterli teknik donanımı gerektiren bir alandır. Herkesin yapabileceği bir iş olmadığı gibi her iyi tırmanıcının da yapabileceği bir iş değildir. Ekibin her bir üyesi diğerlerinin becerilerini, yetilerini, sahip oldukları tecrübeleri ve hatta davranış tarzlarını çok iyi bilmelidir. Bunun da ötesinde ekibin içinde kritik anlarda doğru kararları verecek, ekibin her anlamda güvendiği bir liderin bulunmasını gerekir. Ancak bu koşullar sağlanırsa teknik bir kurtarma sorunsuz ve tehlikesiz bir şekilde başarıyla yürütülebilir. Yaşadığımız olayda kaza duyumunu aldıktan sonra ODTÜ-DKSK ve ORDOS olarak bu bahsettiğimiz başlıklara uygun şekilde bir organizasyon planı yaptık ve Ankara'dan yola çıkmak için hazırlıklarımızı tamamladık. Bu sırada benzer şekilde kaza duyumunu alan ve kaza yerine çok daha yakında bulunan bir ekibin olduğunu ve onların da yola çıktığını, hatta tırmanışa başladıklarını öğrendik. Ekiple iletişime geçip durumlarını öğrendik. Öğrendiğimiz bilgi 5 kişi oldukları, yanlarında kamp malzemesi olmadığı, teknik malzeme olarak ise 400m statik ip, bolt tabancası ve 9 adet bolt bulunduğuydu. Rotaya gece tırmanamayacaklarını, yukarıda kamp ekibinin yanında sabahı bekleyeceklerini bildirdiler. Buna karşılık Ankara'daki ekip olay yerine ulaşır ulaşmaz tırmanışa başlayabilecek durumda olduğundan olay yerine en hızlı şekilde ulaşması daha da büyük önem kazandı. O sırada bütün hazırlıklar tamamdı ve ekip helikopterin yanında bekliyordu, ancak yola çıkılamıyordu. Tırmanışa başlamış olan ekip nedeniyle Jandarma olaya müdahale edildiğini düşünüyor ve helikopter desteği talep etmiyordu. Öte yandan tırmanan ekip Jandarma'ya "Helikopterin gelmesi mutlak gerekli" uyarısını yaptığını söyledi. Buradan çıkan sonuç; Jandarma'nın Apışkar rotasında tırmanıcı olduğu sürece ne yazık ki ikna edilemiyor olduğuydu. Jandarma'nın iknası için tek yol tırmanan ekibin Arpalık'a geri dönmesi ve Jandarma yanında beklemesiydi. Ancak bu durumda Jandarma birsey yapılamayacağını anlayacak ve helikopter talebinde bulunacaktı. Bu ekip zaten gece tırmanmayacağı için gecikme söz konusu değildi. Helikopterin yola çıkabilmesi için tırmanıştaki ekip yetersiz bulunmuş ve geri döndürülmüş değildir. Bu değerlendirmeye ne hakkımız olur, ne üslubumuz elverir. Ekibin geri dönmesi ve helikopter ihtiyacı konusunda ısrar etmeleri sonucu kısa süre içinde (yaklaşık 20 dk) helikopterlere operasyona başlama emri ulaşmıştır. Gece Apışkara doğru ilerleyen arkadaşların dönüş kararı sorumlulukla alınmıştır ve doğrudur. Arpalık'a geri dönmüş olan ekip ile helikopterlerin kalkması kesinleştikten sonra yapılan görüşmede Jandarmanın bölgeden ayrıldığı, bu nedenle ekibin tekrar yukarı doğru yükseleceği bilgisi alınmıştır. Kaza yerindeki kamp ekibine moral verebilecekleri düşünülerek bunun yerinde bir karar olduğu kendilerine iletilmiştir. Son görüşmede mutabık olunan şekli ile arkadaşlar yukarıya doğru tırmanacaklar ve yanlarında da destek amaçlı olarak teknik malzeme statik ip, bolt tabancası ve 9 adet bolt alacaklardı. Ancak kurtarma çalışmalarının ilerleyen safhalarında, ekibin dağ evine inmiş olduğunu öğrendik. Bu durum bizim talebimiz dışında arkadaşların inisiyatifi ile oluşmuş bir karardır. Sonuç olarak teknik rotalardaki kurtarma operasyonları en yakındaki ekiplerin müdahale edemeyeceği koşullar içerebilir. En yakındaki ekipler her zaman en uygun ekipler olmayabilir. Uzakta olsalar da bu konuda yetkin ekiplerin operasyona katılması gerekebilir. Böyle bir durumda uygun ekibin en hızlı biçimde olay yerine ulaştırılması önem kazanır. Bu amaçla olaya dahil olan tüm ekipler bu ulaştırmayı engelleyecek faktörleri ortadan kaldıracak şekilde hareket etme sorumluluğunu göstermelidir. Bu operasyon özelinde bu sorumluluk gösterilmiş, doğru bir şekilde hareket edilmiştir. Bu konuda kalıcı ve etkili çözümün, ulaştırmayı sağlayan kurumlar ile kurtarmayı yürütecek kurumlar arasında, süreci hızlandırıcı protokollerin hayata geçirilme olduğunu düşünüyoruz. ORDOS ve ODTÜ-DKSK olarak bu konuda elimizden gelen çalışmayı gerçekleştirmeye çalışacağımızı tekrar vurguluyoruz. Operasyon süreci ile ilgili olarak raporda yer alanlara ek olarak belirtmek istediğimiz hususlar bunlardır. Raporda yer alan "Jandarma ve beş kişilik dağcı ekibi Apışkar boynuna ve rotaya nasıl ulaşabileceklerini öğrenmeye çalışmıştır" cümlesi ekibin kamp ekibine Apışkar'daki kar durumunun sorması ve buna bağlı olarak kamp ekibinin yanına ulaşmak için en uygun yolun hangisi olacağı hakkında görüşlerinin almasını anlatmak amacıyla yazılmıştır. Bilgisizlik, yetersizlik iması içermemektedir. Bundan sonra kaza oluşumu ile ilgili henüz aydınlanmamış noktalar üzerine çalışmalarımıza devam edeceğiz. Gelecekte yaşanabilecek kazalara müdahale konusunda mevcut deneyimimizi paylaşmaya ve ortak çalışma ortamını pekiştirmeye yoğunlaşacağız. Saygılarımızla, ORDOS
|