|
Merhaba ORDOS’lular, Yaptığınız açıklama için kendi adıma teşekkür ederim. Benzer bir sıkıntı bir daha yaşanmaması için bu sürecin Jandarma ve DAK tarafını da bir yandan takip ettiğimizi eklemek istiyorum. Sizi Ankara’dan getiren helikopterler, Jandarma’nın değil DAK’ın helikopterleriydi, yani Genel Kurmay’a bağlı Özel Kuvvetler’in. Sürekli Jandarma’ya atıfta bulunulmasının sebebini hala anlayamadım ama bir şekilde ortaya çıkacağına inanıyorum. Yazınızın sonundaki Not 1. olarak ifade ettiğiniz; “Not 1. ORDOS olarak kurtarma sureci boyunca Muhammer Cubukcu ile herhangi bir temasimiz olmamistir. Dolayisiyla yazismalarda belirtildigi gibi, "AKUT ekibine neden haber verildi" seklinde bir soylemimiz bulunmamaktadir.”cümlenin neden yazıldığını ben anlayamadım. Burada geçen konu sizinle ilgili değil ki, bu sorunun muhatabı TDF başkanı Alaaddin Karaca’dır ve onun cevap vermesi gerekir. Bunun bir yanlış anlamadan kaynaklandığını düşünmek istiyorum. TDF başkanı hala, herhangi bir zamanda dağlarda kaza geçirme olasılığı bulunan bütün dağcılık camiasına bu yönde bir cevap vermek durumundadır. Nedim’in sorusu ilk yazısında şu şekildeydi; Olayin basindan itibaren AKUT’ Nigde birimini olusturan ben ve arkadaslarimi ve diger ekipleri olay bolgesine sevk etmek icin ugrasan Sayin Muhammer Cubukcu’ ya “AKUT’ orada oldugundan helikopter kalkmiyor” soylemi dogru mudur? Ayni tutumu Serhan Pocan’ da ustune basa basa telefonda bana iletmistir. [BURADAKİ SAPTAMA SADECE HELİKOPTERİN KALKMASIYLA İLGİLİDİR – MUHAMMER ÇUBUKÇU İLE İLGİLİ BİR GÖRÜŞME ZATEN KONU DIŞINDADIR] AKUT Nigde birimine arama kurtarma bilgisi verilmesi ve kurtarmaya yonlendirilmesi kimleri rahatsiz eder? Geri donusumuz gercekten helikopteri kaldiracak kadar yerinde bir davranis midir? Ya da son care midir? Bundan sonraki operasyonlarda bizlere ihtiyac duyan kisilere mudahale etmemiz helikopter faaliyetini engelleyecek midir? Aynı konu Nedim’in ikinci yazısında da şu şekilde geçti; Ancak, Sayin Muammer Cubukcu'ya sorulan "AKUT ekibine ya da "Nedim'e" neden haber verdin? sorusunun sorulmus olmasi, bizim geri donus nedenimizin gercekten sizin bahsttiginiz nedenlerden dolayi oldugunu henuz net olarak kabullenmeme engel oluyor. su andan itibaren bu soruya cevap verecek kisi ya da kurum sanirim siz olmayacaksiniz. [BURADA AÇIK AÇIK BU SORUNUN MUHATABININ SİZ OLMADIĞI BELİRTİLMİŞ] Bu konunun acikliga kavusmasini istememin esas nedeni ise, su andan itibaren sizin de bahsettiginiz gibi kalici ve etkili bir cozum uretilebilmesi icin olusturulacak protokollerin belirlenmesinde, kurum ya da kisilerin, ekiplere ve olaylara bakis acisinin netlestirilmesi icindir. Geri donus nedenimizin sizin bahsettiginiz gibi oldugunu umarak ama hala emin olmamakla birlikte, Muammer Cubukcu'ya sorulan "NEDEN HABER VERDIN?" sorusunun NEDENLERININ netlige kavusmasi, bu tecrubelerden elde edilen veriler ve bilgiler isiginda olusturulacak yapilanmanin seyrini ve yapisini sanirim etkileyecektir. Aynı konuyla ilgili benim sorduğum soru da kendi yazımda iki yerde şu şekilde geçti; 1. Eğer anlattıklarınız harfiyen doğruysa ve Jandarma; (veya Jandarma yerine DAK da olabilir) “O yukarıya yürüyen 5 adamı geri çevirmezseniz biz helikopter kaldırmayacağız” gibi saçma sapan ve mantık dışı bir talepte bulunduysa ve Serhan da bu nedenle AKUT ve Hacettepe’lilerden oluşan ve yukarıda can çekişen dağcılara yardım etmekten başka hiçbir amacı olmayan ekibi geri çağırdıysa bile, bundan sonra AKUT olarak hiçbir şart altında, hiçkimsenin bu tür akıl ve mantık dışı isteklerini yerine getirmeyeceğimizi ve bunun sonuçlarına da baştan razı olarak katlanacağımızı bilmenizi isterim. İnsan hayatıyla oyun oynanmaz. Hele AKUT üzerinden bunu yaptırmaya yetecek bir güç emin olun yok bu alemde. AKUT ekibi geriye gelmeden helikopter kalkmayacakmış gibi hiçbir şekilde akıla, mantığa ve vicdana veya herhangi bir arama kurtarma ilkesine sığmayan bu isteği iki farklı kaynaktan duymuş olan Nedim’in ve diğer dağcıların şaşkınlığına hak vermemek elde değil. Bu anlamsız istek [YANİ HELİKOPTERİN KALKMASI İÇİN YUKARI GİDEN DAĞCILARIN DÖNMESİ KONUSU] hem TDF başkanı Alaattin Karaca tarafından Muhammer Çubukçu’ya, hatta anladığım kadarıyla biraz da fırça atar gibi, “AKUT’a neden haber verdin” diyerek iletilmiş, hem de ORDOS adına Serhan Poçan tarafından doğrudan Nedim’e söylenmiş. [BURADA SİZLE İLGİLİ TEK SAPTAMA HELİKOPTERLE İLGİLİ OLAN KONU – MUHAMMER ÇUBUKÇU BAĞLANTISI SİZLE İLGİLİ DEĞİL] 2. Nedim’in sorduğunu ben daha açık sorayım; TDF başkanı Alaaddin Karaca; ortada ölümlü bir kaza ve yaralı bir dağcı varken neden Muhammer’e; zaten kazanın olduğu bölgede yaşayan AKUT için; “AKUT’a neden haber verdin” diye çıkışmış (ki Nedim daha önceden bu kaza haberini almıştı zaten) ve TDF başkanlık seçiminden bu yana sıkı fıkı olduğu Serhan Poçan’la birlikte hangi gerekçeyle; “Helikopterin kalkabilmesi için AKUT’un geri dönmesi gerekiyor” diyebilmişlerdir. [BURADA DA ORDOS’LA İLGİLİ AKUT’A HABER VERME KONUSUYLA ALAKALI BİR SAPTAMA YOK] Okuduğunuzu yanlış anladığınız için bu tür gereksiz bir not eklediğinizi düşünüyorum. Başka yanlış anlamalara meydan vermemek için bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Kendi adıma hayatımda en korktuğum şeylerden biri hak yemek ve haksızlık etmektir. Sizlerle fikir bazında çatışabileceğim dünya kadar konu olmasına rağmen, asla hakkınıza bir zarar gelmesine izin vermeyeceğime emin olabilirsiniz. Sevgiler, Nasuh Bir Not’ta benden; TDF başkanı Alaaddin Karaca hala kendisine hem Nedim’in, hem de benim sorduğum; “ Ortada ölümlü bir kaza ve o an için yanına bir an önce ulaşabilecek herhangi bir desteğe, bir bardak sıcak çorbaya veya – 20 derece soğukta geceyi açıkta geçirebilmesini sağlayacak üstüne serilebilecek bir uyku tulumuna, veya kanamalarını durduracak bir yardıma veya acı içinde kıvranırken bir insan sıcaklığına muhtaç yaralı bir dağcı varken, AKUT’a neden haber verilmesinden rahatsız olduğunun cevabını camiaya karşı vermekle yükümlüdür.” Bekliyoruz...
|