|
Sayfa 1 Toplam: 2 Kayıplarımızın, acılarımızın olduğu dönemler bizler için muhasebe dönemleri oluyor. Deprem yılı da böyleydi. Doğal bir şey, hay huyla geçen hoş zamanlardan değil bu zamanlar. Ciddi ciddi düşündüğümüz zamanlardayız. Kazayı DKSK ve Ordos tartışıyor, tartışacak. Ancak bu tartışmada bir noktadan sonra kişisel olarak yararlı olamadığımı görüyorum. DKSK ve Ordos yeni bir döneme giriyor, bu yeni dönemde benim varlığım bir problem kaynağı oluyor, işleri güçleştiriyor. Duygusal birisi olmadığımı biliyorsunuz, dolayısıyla yazacaklarımı mantık süzgecinizle değerlendirmenizi isterim. Ordos'tan bir tartışma açarak istifa ediyorum. Gençlerin kazasının teknik bir değerlendirmesini burada yapmayacağım, bunun için Salim'den rota konusunda bir teyit aldıktan sonra ayrı bir teknik değerlendirme postası atacağım. Bazı detayları içerecek olan bu değerlendirme su gibi berrak olan kaza nedenini destekleyecektir. Kazanın nedeni açık biçimde ortadadır: Tırmanışı yapan gençler kendi limitlerinin üzerinde bir denemeye kalkışmışlardır. Peki niye kendi limitlerinin üzerinde bir denemeye kalkıştılar? Elbette tırmanışın limitleri dahilinde olduğunu düşündükleri için . Bu düşünceye sahip olmalarının temel nedeni ise tırmanış lideri olan Utku'nun rotayı değerlendirebilecek tecrübeye sahip olmamasıdır. İkinci neden olarak ise tırmanışa onay veren tecrübelilerin rota ve teknik kış tırmanışı konusunda yaptıkları yanlış değerlendirmedir. Bu kadar eğitimli ve disiplinli bir dağcı ve onu yönlendiren tecrübecililer bu büyük hatayı nasıl yaptılar. Konu burada düğümlenmektedir. Bir yandan kırık friendler, kopmuş perlonlar araştırılabilir, otopsi raporları ve yeni ifadeler beklenebilir ama bunlar kazanın nedenini değiştiremez. Çok açık olan kaza nedenini bir takım detaylarda aramaya kalkmak acı veren bir süreci bilinçli biçimde uzatmaktan başka bir şey değildir. Kötü niyetten dolayı mı uzatıyor arkadaşlar, kesinlikle hayır. Psikolojik tahlillere, giremem ancak bir çeşit kendi kendini cezalandırma yaklaşımı görüyorum. Halbuki eldeki veriler anlamlı bir değerlendirme ve ciddi bir tartışma yürütmek için yeterlidir ve üzerinden günler geçmiş bu acı olayı uzatmadan kapatmak için geç bile kalınıyor. Öncelikle bu konuyla uğraşmamın nedenin kişisel kin, hesaplaşma falan olmadığını bilmenizi isterim. Böyle yazıldı, söylendi ancak bize yakışmıyor. Duygu yüklü olduğumuz için zaman içinde normalleşeceğimizi düşünüyorum. Aslında istifam biraz da bu normalleşmeye katkı olması içindir. Utku'nun ve tecrübelilerin rotayı hafife almalarının ve doğal olarak hata yapmalarının nedeni ise uzun bir süredir bu tür (teknik kış tırmanışı) tırmanışların yapılmıyor olması ve daha önce çok kapsamlı yapılan kurtarma eğitimlerinden vazgeçilmiş olmasıdır. Kısaca Ordos'un amacından uzaklaşmış olmasıdır. Daha önce yapılan kurtarma eğitimleri devasa istasyonların kurulduğu, ekipler halinde tirol geçişlerinin yapıldığı, daha da önemlisi tecrübelilerle yenilerin bir arada malzemeleri hamur gibi yoğurduğu etkinliklerdi. Orada kitabi olan teknikleri "yeniler" ortaya koyarken "eskiler" gerçek ve uygulanabilir olan yöntemleri gösterirlerdi. Eskiler için bir tür hafıza tazelemeydi. Ancak daha önemlisi yeniler için kitapta gösterilenin ne zaman yanlış olacağının anlaşıldığı yegane ortamlardı. Deprem sonrası Ordos’ta bu konular da tartışılmıştı ve derneğin adı biraz da bu yüzden değiştirildi. Ancak enerjimiz kısa sürdü. Yalıtılmış kampüs hayatının ODTÜ’lülere alıştırdığı kapalılık kendini dayattı. Kendimize döndük, Ordos’un “kurtarma” amacına bağlı dağcılarını uzaklaştırdık. Açık listelerden ürküp kapalı dar posta listelerinde kendi alıştığımız kısırlaştırıcı gen havuzumuzu tercih ettik. Akıl almaz biçimde kapalı listeleri savunduk ve halkalar halinde birçok alt kapalı listeye enerjimizi akıttık. Ordos listemizin Nasuh davasını kazanarak aklandığının farkına bile varmadık. Suçlu bir kere bulunmuştu: Düşmanlar barındıran açık Ordos listesi. Kendi kapalı dünyamıza çekildik çok az sayıda kişinin aktif katılabileciği, geri kalan bütün herkesin destekçi konumuna itildiği irtifa projesine yıllar boyunca saplandık kaldık. Ordos yokken, DKSK kendi kendine yeterli halde düzenliyordu kurtarma eğitimlerini, ancak sürekliliğini garantilemeden bu misyonu Ordos’a transfer ettik. DKSK elbette kurtarma eğitimlerini yapmaya devam etti, ama artık eskilerin nezaretinde değil de yine kitapları çözmeye çalışarak, gerçekliği bilmeden, işin teorisiyle yetinerek. Bu DKSK’ya karşı yapılmış büyük bir suçtu. Cezayı ödemek ise Utku’lara düştü. 3 yıl önceki genel kurulda bunu anlatmaya çalışmıştım, daha önce de ordos üye listesinin ordos listesini ikame etmesini eleştirmiştim. Defalarca telefon görüşmesi yaptım, vs. Şimdi artık bu kadar laftan sonra bana düşen ya Ankara’ya gelip kendi düşüncelerim doğrultusunda Ordos’un asli amacına dönmesi için uğraşmak ya da uzaktaysam anlamsız rekabetlere, çok sevdiğimiz kişisel tahlillere zemin vermemek için istifa etmek. DKSK’lıktan ve arkadaşlıktan istifa edilemeyeceğine göre liste dışında görüşmek üzere diyelim, Tüm Ordos’lulara kolay gelsin, Dostlukla, Erdem Tunç
|