|
Dağ Kazaları -Bülent Ünal |
DAĞ KAZALARI Bülent ÜNAL Kısa bir süre öncesine kadar, dağ kazalarından sonra bilimsel ve teknik değerlendirme yapılma alışkanlığı kazanılmamışken, bir süredir özellikle dağda arama kurtarma tekniklerinin gelişmesiyle birlikte dağcılık literatürüne uygun değerlendirmeler gündeme gelmiştir. Bilinmelidir ki dağcılık bir çok farklı etkinlik alanını kapsar. Tüm dünyada zor yada kolay az yada çok riskli çeşitli alanlarda her sene bir çok kişi yaşamını yitirmektedir ve bu, sportif tırmanıcılığın başladığı ilk andan bugüne kadar süregelmektedir. Ülkemizle ilgili genel bir değerlendirme yaptığımızda; ilk dağ kazasının 1956 yılında olduğunu, 1956-1975 yılları arasında 6, 1980'li yıllarda 10, 1990'lı yıllardan günümüze kadar yine 10 dağcının dağ kazalarında yaşamını yitirdiğini görüyoruz. Yine araştırmalarda 1980 öncesi olan kazaların tümünün yaz döneminde, 1980'lerden itibaren kış tırmanışlarının artmasıyla birlikte, %65-70 oranında kışın meydana geldiği, kazaların çoğunun teknik performans gerektiren yerlerden çok basit rotalarda olduğu görülmektedir. Kazaların %50'sinin inişlerde, %40'nın tırmanışta, %10'nun antrenmanlarda meydana geldiği, yaşamını yitirenlerden büyük bir kısmının 1-2 yıllık dağcılar olduğu, ölenlerden sekizinin 27 ve üstü yaşlarda olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Dağlara gidildiği sürece kazalar olacaktır. Ancak önemli olan kazaların oluşmasını önlemeye çalışmak ve şu değerlendirmeyi yapabilmektir. "Deneyim, teknik malzeme ve bilgi olarak eksiksizdiler. Tüm önlemleri aldılar, buna rağmen..." Son yıllarda dağcılık ile ilgilenenlerin sayısı artmıştır ancak dağcılığı kısa süreli kurslarda öğrenmeye çalışan kişilerin araziyi, hava koşullarını, zamanlamayı, malzeme seçimini, ekibin oluşturulmasını, tırmanış psikolojisini kısa sürede öğrenmelerine olanak yoktur. Bu deneyimler ancak alınan eğitim paralelinde dağda kalma süresini uzatarak elde edilebilir. Dağcı kendisini eğitmeninden bilgi edinen kişi olarak görmenin yanında, deneyiminden gelen otoritesine saygı gösteren bir öğrenci olarak da görmelidir. Limitlerini zorlamayı, diğer insanların yaşantısını riske sokmadan gerçekleştirmeyi öğrenmelidir. İyi bildiğini düşünerek güvenlik konularına hafife almak, dağı fethetme düşüncesiyle, dağda kişiliğini kanıtlamaya çalışmak dağ kazalarına açık olmak demektir. Tanık olduğum, arama kurtarma çalışmalarında bulunduğum kazaların hemen hepsinde gözlemlediğim davranış biçimi bunlar olmuş ve kazalar beraberinde ortaya çıkmıştır. Kazaları En Aza İndirmek İçin Alınması Gereken Tedbirler: Etkinlik ile ilgili; 1) Gidilecek dağ hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olunmalıdır. 2) Tırmanılacak rota hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olunmalıdır. 3) Yeterli hazırlanma sürecinden geçilmelidir. 4) Etkinlik için gerekli tüm malzemelere sahip olunmalıdır. İlkyardım malzemeleri ve boyunluk bulundurulmalıdır. 5) Etkinlik öncesi mutlaka meteorolojiden hava raporu alınmalıdır. 6) Bivak torbası, pusula ve harita mutlaka bulundurulmalıdır. Eğitim ile ilgili; 1) Etkinliğin zorluk derecesinin gerektirdiği bilgi ve deneyime sahip olunmalıdır. 2) İlkyardım ve kurtarma bilgilerine sahip olunmalıdır. 3) Doğada basit yöntemlerle yaşamı sürdürme bilgilerine sahip olunmalıdır. Dağcılar ile ilgili; 1) Yetersiz kaldığınız koşullarda dönme kararını vermekten çekinmeyin. 2) Duygusal kararlardan kaçının. 3) Kolay yerlerde kazaların daha çok olduğunu unutmayın. 4) Psikolojik durumunuzun bozuk olduğu durumlarda dağa gitmeyin. 5) Her koşulda emniyetinizi alın. 6)Yakınlarınıza, dağ evindeki kişilere etkinlik planınız hakkında bilgi verin. Çadırınıza not bırakın. Grup lideri ile ilgili; 1) Sorumluluğunu alabileceğiniz kişilerden fazlasını dağa götürmeyin. 2) Grup üyelerinin birbirine yakın deneyimli ve eğitimli olmasını sağlayın. 3) Dağa götürdüğünüz kişilerin deneyimine uygun davranın. 4) Ülkemizdeki arama kurtarma örgütlerinin yavaş çalıştığını unutmayın, riskleri bunu düşünerek alın. 5) Kamp yerini en güvenli alanlardan seçin. 6) En iyi koşullarda hareket edin, en kötüye göre emniyet alın. 7) Deneyiminize güvenerek, iyi bildiğinizi düşünerek güvenlik konularını hafife almayın, alanları uyarın. 8) Dağı fethetme düşüncesinde veya dağda kişiliğini kanıtlama çabası içinde olanları uyarın ve bu kişileri dağa götürmeyin. 9) Ekip olarak hareket edin, ekibin bölünmesine kesinlikle izin vermeyin. Bir kişi için bile olsa etkinliği iptal etmekten kaçınmayın. 10) Şartlar gerektirdiğinde geriye dönme kararı vermekte gecikmeyin. Son söz olarak söylenmesi gereken şudur; "dağlara ölmeye değil dönmeye gidiyoruz". Dağların her zaman orada olduğunu ve bir dahaki sefere çıkabileceğinizi unutmayın. Yaptığınız her etkinlikte ilk günkü önemi ve dikkati uygulamanız dileğiyle.
|