|
Sayfa 3 Toplam: 3 Şimdi sormak gerekiyor; Gönüllü hareket eden gurubun kazazedelere ulaşarak Kurtarma ve Tahliye eylemi dışında ilk müdahale yapmasını engelleyen nedir? TDF veya bir başka kuruluşun böyle bir gücü olabilir mi? Nedir Ankara'da ORDOS veya TDF nin isteği? Ağır Kurtarma operasyonuna uygun teçhizatla donanımlı ekibin(sivil-resmi) müdahalesi ile Kurtarma ve tahliye…Mücadele de bunun üzerine. Aladağ'larda gönüllülerden oluşan bir ekibin müdahale girişimi var. Yeterli, yetersiz buna kararı o ekibin vermesi doğru olanı, Bu ekip kendiliğinden orda değil…Jandarma ile irtibatlı… Bu nedenle vereceği bilgi de önemli… Ekip doğru olanı yapıyor Ankara dan gelecek ekibin gelmesini sağlıyor. Bu husus ORDOS raporunda da takdir edilerek yer alıyor. Buraya kadar problem yok .Sonra… 22 gün geçtikten sonra, Sayın Mahruki ne söylüyor ? Aladağlar'daki ekipce İnsani yardım yapılamazmıydı…? Varsa olanağınız yapın! bunu engelleyecek de yok. Kim bu kararı verecek TDF mi ORDOS mu ? Onu alemde durduracak güç de olamayacağına göre… Sayın Urcan'nın varsa imkanı Dağda engelleyen olabilir mi? Ya da Bu talebi yaptı da Olmaz diyen mi oldu? Arama Kurtarma eğitimi alan bir kişinin bu durumda vereceği karar tektir. Kazazedenin yanına çıkma imkanın var ise, Ankara'dan gelen ekibin gelişi ile ilgili sorun da çözüldüğüne göre çık ve yap! Bu imkanın yok idiyse, konuyu da günler sonra, ortaya atıyorsan , gerekçesini de inandırıcı dayanaklarla yap! Aladağlar'da süs bitkisi olmayan sayın Nedim Urcan ve ekibi, Ankara ekibinin talepleri ile kendi yapmak istediklerinin farkını ortaya koymakta bir anlatım güçlüğü mü çekti? Ya da kazadan günler sonra fark ettiği ve sorgulama gereğini hissettiği vicdani sorumluluk sorgulamasındaki gibi, karar verme sürecine ilişkin konsantrasyon eksikliği veya gecikme mi yaşandı? Halk deyimi ile basireti mi bağlandı? Gönüllü hareket eden bir kuruluşun Kurtarma ve Tahliye dışında, insani amaçla yapacakları müdahalelere ilişkin varsa imkanlarını neden kullanmadığı konusunu inandırıcı ve samimi gerekçelerle ortaya koyması gerektiği düşüncesindeyiz. TDF bu konuda gönüllü kuruluşun yasalarla güvence altına alınmış sivil insiyatif haklarına, kendi yetkilerine müdahale olunmadığı sürece karışma yetkisine sahip değildir. Niğde Akut ekibinin Yerel Otoritelere (Valilik, Jandarma) Ankara'dan gelen ekibin kurtarma ve tahliye işleminin dışında, kendilerinin de insani amaçla ilk yardım da bulunmak amacıyla gitmek istediklerini bildirmeleri halinde herhangi bir sorunla karşılaşmayacakları inancındayız. TDF eğitmeni Sayın Muhammer Çubukcu'ya TDF yerine Akut marifeti ile kurtarma faaliyetleri konusunda bilgilendirme yapmasından ötürü, TDF başkanı sayın Alaattin Karaca tarafından eleştiri getirilerek "Neden AKUT'a haber verdin" sözü söylendiğine ilişkin bilgi, doğru bir bilgidir. Bu söylemde Yasal, Vicdani veya Ahlaki boyutta bir eksiklik olduğu düşünülmemektedir. TDF başkanının Kaza sonrası yaşanan gelişmelerin oluşturduğu bir ortamda, TDF eğitmeni ve resmi hüviyeti de olan, sayın Çubukcu'ya, Yasal anlamda görev ve sorumluluk verilen TDF ile işbirliği yerine, gönüllü olarak çalıştığı Dernekler yasasına dayalı çalışan bir kuruluşa öncelik vermesine ilişkin tercihinden ötürü eleştiri ve kırgınlığını içeren ifadesine bir başka anlam vermenin gereksiz bir kuşku olduğu inancındayız. Arkadaşımıza tercihi ile ilgili de bundan sonra çalışmalarında başarılı olmasını diliyoruz. Sayın Muhammer Çubukçu ile ilgili söylem vesilesiyle TDF nin bu konudaki yaklaşımını açmakta yarar görüyoruz. TDF olarak Ağır derecede Arama-Kurtarma konusunda tek başına yeterli donanıma sahip olmadığımızın bilincindeyiz. Bu hususun, kadrolu tam donanımlı süreklilik arzeden ekip ile karşılanmasının yüksek maliyet içermesi nedeniyle orta vadede çözüme kavuşmasının çok zor olduğunu düşünüyoruz. Bu konunun bu amaçla oluşturulan, süreklilik arzeden kadrolu ekip ve ekipmana haiz yetkili Profesyonel kuruluşlar ile yapılmasının, bizlerin misyonunun ise yasal düzenlemelerde de ifadesini bulduğu üzere nitelikli sporcularımız ile imkanlarımız dahilinde destek amaçlı gönüllü katılımları sağlamak olduğu düşüncesindeyiz. Hafif, Orta derecede, dağ kazalarına müdahale konusunda ise imkanlar ölçüsünde müdahale yapmaya çalışıyoruz.Eğitimlerimizi de bu noktalarda yoğunlaşıyoruz. TDF nin yasal konumunun Ağır derece özellikli dağ kazalarında Resmi kuruluşlarla kurulacak ilişkilerde önemli bir avantaj teşkil ettiği açıktır. Sayın Nedim Urcan protokoller yapılmasından bahsediyor. Her protokolün yürütülmesinden sorumlu olan bir kuruluş olması gerekir. Resmi kuruluşlar ile olan ilişkiler, sorumluluklar, bağlayıcı olma, yaptırımlar…vb konuların da mevcut hukuk yapısına ve tekniğine uygun ortaya konması gerekir. Bugün vardığımız nokta, her kesimin, belirli oranda var olan güç, imkan ve yetkilerini samimi duygularla ve güven ortamı yaratarak, haddini ve kapasitesini de bilerek ortaya koyması halinde bir ürün çıkabileceğidir. Her olaya kuşkudan da öte paranoya derecesine varan yaklaşımlarla bakarak ve tam donanımlı ekip vasfına haiz olmadan , yasal gücü olmadan, ben merkeziyetçi açıklamalarla, tahlillerle birliktelik ve işbirliği kurulamaz. Bu vesile ile Aladağlar'da hayatını kaybeden dağcı arkadaşlarımız allahtan rahmet,ailelerine ve yakın dostlarına sabır Yaralı arkadaşımıza en kısa sürede iyileşerek özlediği dağlara kavuşmasını diliyoruz. Her zaman ve her yerde imkanlarını seferber ederek yardıma koşan Türk Silahlı kuvvetlerine, kurtarma ve tahliye işlemini çok zor şartlarda gerçekleştiren ORDOS ekibine, Olayla birebir ilgilenen sayın Niğde Valisine ,Jandarma il alay komutanına Olay yerinde kazanın başından kurtarma ve tahliye işlemi bitinceye kadar ellerinden gelen yardımı yapmaya çalışan dağcılık camiası mensuplarına da şükranlarımızı sunuyoruz . Saygılarımızla TDF Yönetim Kurulu
|