|
Sayfa 2 Toplam: 3 Bu bağlamda gönüllü faaliyetlere herhangi bir kısıtlama getirme yetkimiz olmadığı, olamayacağı gibi, gönüllü faaliyetlerin sevk ve idaresi altına girme ya da yönetim sorumluluklarını kabul etme gibi bir bilgisizliği ve sorumsuzluğu da kimsenin TDF yönetiminden istemesi ya da beklenti içinde olmaması gerekeceği açıktır. Konu bu çerçevede ele alındığında, TDF nin gönüllü kişi ve kuruluşlardan bazılarının "ben merkeziyetci" akla, mantığa, hukuk sistemine de uymayan "sorunlu sorumsuz" davranışlarıyla çatışması kaçınılmaz olacaktır. Sade bir düşünce ile olayı özetlemek gerekirse, Aladağ'larda Ağır operasyonel çalışma gerektiren ciddi bir kaza yaşanmıştır. Bu kazaya mahalli imkanlarla müdahale edilemiyeceği ve daha üst seviyede donanımlı bir müdahalenin gerekliliği kazayı geçiren ekibin yakın ve en iyi tanıyan arkadaşlarınca dile getirildikten sonra ,TDF yönetimi ORDOS ile aynı düşünce ve bakışla ORDOS un donanımlı ekibinin askeri kurtarma birimleri ile birlikte olay mahalline sevki için çaba içinde olmuştur. Bu çaba içinde; mahallinde (Niğde) gönüllü bir müdahale girişiminin olduğu ancak mevcudun dışında daha donanımlı ekip talebi olacak ise, bunun mahallin yetkili otoritelerince yapılması bilgisine erişilmiş, bunun üzerine zamanla yarışarak bu konuda ısrarcı olunarak Mahalli yetkililerle iletişim kurularak bu talebin yapılması sağlanmıştır. TDF olarak Kurtarma ve Tahliye işleminde Niğde'de olay yerine hareket eden gönüllü ekip yerine Ankara'dan hareket eden ekibin müdahalesinde etkimiz sorgulanıyorsa bu sorumluluğu üstleniyoruz. Bunu da bir eksiklik olarak da görmüyoruz. Hepsi kısa bir zaman diliminde gerçekleşen diyaloglar sırasında yapılan işlemin sorgulanmasından ziyade, işlemler sırasında yapılan konuşmaların içinden bazı cümlelerin ön plana çıkarılarak sorular sorulmasını da dağcılık kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bu cümlelerin ortaya konuş şekli de ilginçtir Sayın Nedim Urcan 1 Ocak ta olan kazadan 1 hafta sonra , 7 ocakta Dağ kazaları ile ilgili Basın açıklaması başlığı altında, kaza ile ilgili kişi ve kurumları zan altına sokmadan genel bilgi vermişken, her nasılsa 8 gün sonra 15.01.2007 tarihinde saat 23*53 de Ytudak a geçtiği bilgiler ile vicdan muhasebesi yapma gereğini duymuştur. Sayın Mahruki de bu açıklamadan yola çıkarak yorum ve ifadelerden aldığı 2 cümleyi sorgulama ihtiyacı duymuştur. Bu iki söz de özetleyecek olursak, "Akut ekibi dönmeden Helikopter kalkmıyor" " TDF Başkanının Muhammer Çubukcuya hitaben Akuta niye haber verdin? Sözleridir. Helikopterin kalkışı ile ilgili bilgi, ORDOS açıklamasında detaylı olarak verilmiştir. Olayın Hukuki yapısı ve TDF ile olması gereken yapı ve ilişkiler hususunda da yukarıda açıklamalar yapılmıştır.Bunun dışında bir anlam yüklemek yanlıştır. Ancak bu cümlelerin ısrarlı takipçisi olarak sorular soran sayın Mahrukiye de cevabı yine sorularla vererek kestirme çözüm üretelim. Soru; Kurtarma ve Tahliye işleminden sonra, yapılanlara ilişkin ORDOS raporu ışığında, Sayın Nedim Urcan ve beraberindeki gönüllüler mevcut teçhizat ile Kurtarma ve Tahliye işlemlerini gerçekleştirebilirmiydi? Böyle bir iddiaları var mı? Gerçekleştirebilir idiyse ne kadar sürede ? Sayın Mahruki bu soruların cevabını vermeden Akut ekibinin geri dönmesinde bir niyet, kasıt arıyor. Özellikle insani yardımın yapılmasının önemini vurguluyor. Kaza geçirenlerin yerleri bilindiği için, konunun Arama faaliyeti olmayıp, Kurtarma ve Tahliye işlemi olduğu ve Ankara Niğde arasında süregelen iletişimin ana unsurunu Ankara'dan hareket edecek donanımlı ekibin müdahale etmesi talebi olduğu açıktır. Talepler içinde, Gönüllü kuruluşların insani yardım taleplerine ilişkin bir itirazın olmadığı olamayacağı, böyle bir talebin de ortaya konmadığı konuya dahil olan herkes tarafından da bilindiğine göre,sayın Mahruki'nin ifadelerinden yola çıkarak analiz yapmakta yarar var. Sayın Mahruki' ne söylüyor, " …Ortada ölümlü bir kaza ve o an için yanına bir an önce ulaşabilecek herhangi bir desteğe, bir bardak sıcak çorbaya veya - 20 derece soğukta geceyi açıkta geçirebilmesini sağlayacak üstüne serilebilecek bir uyku tulumuna, veya kanamalarını durduracak bir yardıma veya acı içinde kıvranırken bir insan sıcaklığına muhtaç yaralı bir dağcı varken," Sayın Mahruki'başka ne ifade ediyor; …bundan sonra AKUT olarak hiçbir şart altında, hiç kimsenin bu tür akıl ve mantık dışı isteklerini yerine getirmeyeceğimizi ve bunun sonuçlarına da baştan razı olarak katlanacağımızı bilmenizi isterim. İnsan hayatıyla oyun oynanmaz. Hele AKUT üzerinden bunu yaptırmaya yetecek bir güç emin olun yok bu alemde. yine sayın Mahruki'ekipleri için yaptığı tespitte de; …Aklınızı mı kaçırdınız siz arkadaşlar, Yılmaz Sevgül yıllardır Antalya'da çelik çomak mı oynuyor zannediyorsunuz, 7- 8 yıldır Akdeniz Bölgesi'nin bütün teknik kurtarma gerektiren kazalarını AKUT çözüyor, yetmiyor Polis Özel Harekat timlerine, Jandarma birimlerine eğitim de veriyor, veya Nedim'i ve ekibini Alağdağlar'a süs bitkisi olarak yerleştirdiğimizi mi zannediyorsunuz. Saptamalarını yapıyor.
|