|
Sayfa 1 Toplam: 2 ORTABURUN DA NERESİ? Aladağların adı sanı az bilinen,ismi karıştırılan dağlarından birisidir Ortaburun. Sarımemedin Yurdundan Büyük Mangırcı boğazına girerken, sağ taraftaki ilk dağdır. Yüksek bir dağ değildir, en yüksek yeri 2300 metrededir, hatta belirgin bir zirvesi dahi yoktur. Bu dağın arka ve üst kısımları yayla ve otluk arazidir, biraz gerisinde de her yıl yazın köylü vatandaşlarca devamlı kullanılan Alaca yaylası vardır. Biz tırmanıcı ve dağcıları ilgilendiren kısmı ise, Ortaburun dağının kuzeye bakan yamaçlarıdır: ortalama 250-300 metrelik dik kaya duvarlarına sahip bir duvar bandıdır bu. Güzel olanı, buradaki kayalıkların yüksek, 3500 metrelerde biten ve herkesce bilinen duvarlara nazaran daha iyice bir kaya yapısına sahip olmasıdır. Ortaburun’un kuzey yüzleri uzun bir tırmanış geçmişine sahip değildir. Öyle ya, yüksek zirvelerin duvarları dururken kim burayı ne yapsın? Ama, sonbahar ayları olan ekim, kasım tarihlerinde Aladağlar’ın yüksekteki büyük duvarları hem karlı olabilir, hem de kısalan günler ve yüksekteki soğuk nedeniyle tırmanılmaları zor olur. Hem, bir haftasonu, sadece iki gün için buralara gitmek ve duvar altına yük taşıyarak yürümek de her kaya tırmanıcıya uymaz, o zaman? İşte, örnek olarak Ortaburun’u verdiğim bu tür dağlar o zaman yardıma yetişirler. Yaz aylarının uzun , sıcak duvar tırmanış günlerinde unutulan ve ihmal edilen bu dağlar, sonbahardaki kısa (ama çok ip boylu) tırmanışlar için birebirdirler. Bir başka detay ise, bu rotaların tümünün klasik lider tırmanıcı –artçı yöntemleriyle ve liderin yerleştirdiği ara emniyet ve istasyonlarla tırmanılmasının zorunluluğudur- bir başka deyişle uzun, çok ip boylu ve genelde daha devamlı zorluk içeren boltlu rotalar size göre değilse (benim gibi!) ve istediğiniz şey kendi ara noktalarınız- istasyonlarınız üzerinde yükselmekse, buralar ideal rotalardır. Aladağlar’ın 500-600 metrelik daha büyük yüzleriyle karşılaştırıldıklarında Ortaburun vb. dağlar daha basit gözükseler de, asla hafife alınmamaları gereklidir- tırmanışların bir dezavantajı, duvarlar üzerinde aşırı ot ve dikenli çalılar olması ve bazı çatlakları dolduran çamur’un , özellikle de yağış sonralarında tırmanışı güçleştirmesidir. Tırmanıcı için bir avantaj , bu tür rotalardaki canlı ağaçları ara emniyet için kullanabilmektir! İnişin rahat bir yürüyüş ve patikadan ibaret olması da güzeldir. Uzun sözün kısası, burada iki örneğini gördüğünüz türde rotalar bizleri bekliyor- sadece Emli’de değil, Narpuz, Karayalak, Cımbar, Hacer gibi, Aladağlar’ın tüm vadilerinde. Dağlarda görüşmek dileğiyle… 
|